1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Yerel Yönetimler
  4. 17 Ağustos'u unutmayan kahramanlar: İzmirli itfaiyecilerin hafızasında kalan gece

17 Ağustos'u unutmayan kahramanlar: İzmirli itfaiyecilerin hafızasında kalan gece

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, felaketin izleri o gece görev yapan itfaiyecilerin hafızasından silinmedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan ve depremin hemen ardından Gölcük'e giden dört itfaiyeci, enkaz altında yaşadıkları çaresizliği, kurtardıkları canları ve unutamadıkları anıları anlattı.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, felaketin izleri o gece görev yapan itfaiyecilerin hafızasından silinmedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan ve depremin hemen ardından Gölcük'e giden dört itfaiyeci, enkaz altında yaşadıkları çaresizliği, kurtardıkları canları ve unutamadıkları anıları anlattı.

Türkiye'nin en büyük afetlerinden biri olarak tarihe geçen 17 Ağustos 1999 depremi, binlerce insanın yaşamını altüst etti. Depremin ardından İzmir'den bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, günlerce aralıksız çalışarak enkaz altında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara ulaşmaya çalıştı. O dönemde mesleklerinin henüz ilk yıllarında olan itfaiyeciler, aradan geçen yıllara rağmen yaşadıkları acıları ilk günkü gibi hatırlıyor.

"İnsanların çaresizliği en ağır yük oldu"

Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Grubu Amiri Ali Hikmet Küçükgül, deprem sırasında 26 yaşında ve iki yıllık itfaiyeci olduğunu belirtti. Gece nöbetindeyken deprem haberini aldıklarını söyleyen Küçükgül, aynı gün Gölcük'e hareket ettiklerini ve yaklaşık 13 gün boyunca bölgede görev yaptıklarını ifade etti.

Bir hafta boyunca aynı enkazda çalıştıklarını anlatan Küçükgül, görev dönüşünde 14 kilo verdiğini belirterek, "İnsanlar enkaz altından yardım istiyordu. Yakınlarını kaybedenlerin çaresizliği bizi de derinden etkiliyordu. O duyguları unutmak mümkün değil" dedi.

"En çok çocuklar etkiledi"

Küçükgül, enkaz altında birbirine sarılmış halde bulunan anne, baba ve kız çocuğunu hiç unutamadığını söyledi. Çocuklara yönelik olayların kendisini daha fazla etkilediğini dile getiren Küçükgül, depremden sonra uzun süre televizyon izleyemediğini, bugün bile deprem görüntüleriyle karşılaştığında kanal değiştirdiğini anlattı.

"Karşımızda tek bina değil, yıkılmış bir mahalle vardı"

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü Amiri Bülent Yanaşık ise deprem bölgesine yeni evli olarak gittiğini söyledi. Gölcük'te karşılaştıkları manzaranın beklediklerinden çok daha ağır olduğunu ifade eden Yanaşık, "Tek bir enkazla karşılaşacağımızı düşünüyorduk ama karşımızda tamamen yıkılmış mahalleler vardı. Herkes bizi kolumuzdan tutup yakınlarının bulunduğu enkaza götürüyordu. Yardım bekleyen insanların çaresizliği bizi dinlenmeye bile fırsat bırakmıyordu" diye konuştu.

Depremden döndüğünde ailesinin kendisini tanımakta zorlandığını anlatan Yanaşık, yaşadığı psikolojik etkinin uzun süre devam ettiğini söyledi.

Yıllar sonra depremde tanıştığı kadınla yeniden karşılaştı

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü Eğitmeni Abdül Duyulur da deprem bölgesine gittiğinde eşinin hamile olduğunu ve uzun süre ailesinden haber alamadığını belirtti. İlk olarak Tüpraş'taki yangına müdahale ettiklerini, ardından Gölcük'te enkaz çalışmalarına katıldıklarını söyleyen Duyulur, gördüğü manzarayı "Bir tablo gibiydi, inanmakta zorlandım" sözleriyle anlattı.

Enkaz başında sürekli kendilerine su taşıyan bir kadının eşini kurtarmaya çalıştıklarını ancak artçı deprem sonrası adamın yaşamını yitirdiğini belirten Duyulur, yıllar sonra İzmir'de görev sırasında aynı kadınla karşılaşmasının kendisini derinden etkilediğini ifade etti.

Deprem sonrası kapalı alan korkusu yaşadı

Gaziemir İtfaiye Grubu Amiri Mümin Yavuz ise deprem bölgesine bir yıllık itfaiyeci olarak gittiğini ve Çınarcık'ta 12 gün görev yaptığını söyledi. Enkazdan bir kız çocuğunu sağ çıkardıklarını ancak çoğunlukla cansız bedenlere ulaştıklarını belirten Yavuz, deprem dönüşünde uzun süre psikolojik etkiler yaşadığını dile getirdi.

Bir süre kapalı alanlara giremediğini ve bazı kokuların kendisini yeniden deprem günlerine götürdüğünü anlatan Yavuz, yaşadıklarının ardından ailesiyle birlikte deprem hazırlıklarına önem verdiklerini, evde düzenli tatbikat yaptıklarını ve deprem çantasını her zaman hazır bulundurduklarını söyledi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz