1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. 23 Nisan'da Türkan Saylan’ı düşündüm

23 Nisan'da Türkan Saylan’ı düşündüm

Milletçe korkunç bir süreçten geçiyoruz.. Gericilik rüzgarını, iç siyasal çatışmaları ve çevremizdeki inanılmaz savaşları bir kenara koyalım.. Bir okulu silahla basarak, öğrencileri öldüren bir başka öğrencinin yarattığı facianın sarsıntısını günlerdir yaşıyoruz.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

Milletçe korkunç bir süreçten geçiyoruz.. Gericilik rüzgarını, iç siyasal çatışmaları
ve çevremizdeki inanılmaz savaşları bir kenara koyalım.. Bir okulu silahla basarak,
öğrencileri öldüren bir başka öğrencinin yarattığı facianın sarsıntısını günlerdir
yaşıyoruz.
Nereye gidiyoruz?


Neler oluyor bize?..
İşte böyle bir acılı ortamda, 23 Nisan günü, Türan Saylan hocayı hatırlıyorum ve
anıyorum. Derdi ki, “Önce çocuklar, sonra öğrenciler, sonra gençler, sonra kadınlar,
sonra yoksul eğitimsiz kesimler, sonra tüm millet” diyerek, kurtuluş reçetesini
yüzümüze karşı anlatırdı..
Ne kadar haklıymış..
Vatanın bölünmesi bir yana..
Cumhuriyetin tehlike içinde olması bir yana..
Artık çocuklarımız da, tarihsel, sosyolojik, pedagojik, sosyal ve siyasal açılardan
büyük tehlike içinde....
TÜRKAN SAYLAN KİMDİ?
Türkiye’mizde cüzzam hastalığı ile mücadelenin öncüsü, fedakar bilim kadını,
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği kurucusu ve unutulmaz başkanı, Atatürk
Devrimleri’nin yılmaz savunucusu, nice panelde yan yana konuştuğumuz Prof.
Türkan Saylan’ın aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum. Kafası çağdaş değerlerle
dopdolu, vatanın ve cumhuriyetini ölesiye seven her Türk yurttaşının da aynı
duygular içinde olduğunu bilirim. Her ulusal günlerimizde, 23 Nisan dahil, her
etkinlikte Türk Kadını imajına en çok yakışan, hiç şüphesiz Türkan Saylan’dır.
Ergenekon Davası sebebiyle bu aziz insana yaşamının son günlerinde yapılan
eziyeti, cumhuriyet çocukları ve onun yetiştirdiği Kardelenler olarak unutmamıza
imkan yoktur.
Ayşe Kulin anlatıyor:
“Geçenlerde ‘Türkan’ kitabımın imza gününde yanıma bir delikanlı yaklaştı.
‘Türkan Saylan’ın Hristiyanlık propagandası yaptığını ve Müslüman çocukları
Hristiyan yaptığını bilmiyor musunuz?’ dedi.

Ben de bunun üzerine ‘Evladım niye öyle söylüyorsun, hani bir tane çocuk göster
Müslüman iken Hristiyan olmuş?. Bir kere kendisi Hristiyan değil ki. Bunu niye
yapsın? Annesi Hristiyan iken Müslümanlığı seçmiş, benim annem namaz kılmazken
Türkan’ın annesi beş vakit namaz kılıyor’ diye karşılık verdim.”
Birçok programına konuk olduğum TRT program yöneticisi ve sunucu Berrin
Turan, Ayşe Kulin’in bu yazısından hareketle çok doğru şeyler yazdı (Ege Life Aralık
2010).. Aynen katılmamak elde değil:
“Ayşe Kulin’in ağzına sağlık. Ya o delikanlı? Doğruyu bilmediğimiz gibi ne
araştırıyor ne de okuyoruz. Genç delikanlı bu bağlantıyı nasıl kurmuş biliyor
musunuz? 1999 depreminde uluslararası yardım örgütü Kızılhaç, Türkiye’ deki
depremzedelere yardım için parayı güvenilir bir kanalla iletmek istiyor. Türkan
Saylan’ın kurucusu olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni bildikleri için
parayı buraya veriyor ve gereken yerlere yardımı iletmesini istiyor. Türkan Saylan ve
ekibi de parayı deprem bölgesindeki yetkililere iletiyorlar. Kızılhaç adında ve
sembolünde haç var ya, delikanlı bunun Kızılay’ın Avrupa’daki karşılığı olduğundan
bihaber. Yazık vallahi yazık! Elimizdekinin kıymetini hiç bilmiyoruz. Gerçek bir azize
gibi yaşamış ve anıtı dikilecek bir kadını ölüm döşeğinde bile üzmeyi başardık. Bir
kez daha yazık!. Hoyratız hoyrat!”


Türkan Saylan ile ilgili anılarıma biraz değinmek istiyorum. Rahmetli, ünlü
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni kurmadan önce sürekli olarak benimle
temasa geçti, bu konuda Yeni Asır’daki yazılarımla toplumu haberdar ettim.
Sonunda hocamız, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi’ni kurmak
için İzmir’e geldi. Alsancak’taki Oksijen Bar’a beni çağırdı. Bir grup ilerici ve girişken
bayanla birlikte kendisini dinledik, içlerinde tek erkek bendim. Hoca, hepimizi teker
teker ismimizi okuyarak onore ettikten sonra, bayanlara “Yaşar Bey’i de aranızda
görmek istiyorum” deyip, bir bayanı kurucu başkan seçti, yine örgüt işleri için başka
bir yakın şehre gitti.
Elimizden geldiği kadar yazılarımızla bu yüce insanın derneğine deste olduk.
Bu kadar hümanist olduğu kadar vatansever olan bir öncü bayanı, Ergenekon
gibi düzmece komplolarda tutuklayıp ölümüne vesile oldular.
O, dimdik direndi. İstiklal davamızın öncü savaşı kadınlarının bir güzel kardeşi
olduğunu ispatladı.
Yıllar geçti.. Şimdi Çeşme’de evimin dibinde “Türkan Saylan Parkı” var.. Arada
gider bir köşeye oturur, bu üstün bilinç ve eylem kadınını düşünürüm. Türkan
Saylan’a sevgiyle rahmet diliyorum.
Daima Türkan Saylan gibi aydın ve üretken Türk bayanlarına çok gereksinmemiz
var.

SONUÇ: ÖNCE ÇOCUKLAR..
Çağdaş ülke, çağdaş insan onun idealiydi.. O bir anıt Cumhuriyet kadını idi..
İlk adımda hep çocukları düşünürdü...”Gelecekte çocuklarımız ne olacak ?”
diye dertlenirdi..
Bu 23 Nisan’da Türkan Saylan’ı düşündüm..

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz