1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Cüzdan ile Vicdan Arasında: Şehirlerimizi Kim İnşa Ediyor?

Cüzdan ile Vicdan Arasında: Şehirlerimizi Kim İnşa Ediyor?

Bugün pencerenizi açıp dışarı baktığınızda gördüğünüz o devasa beton bloklar, gökyüzünü yırtan gökdelenler ve daralan sokaklar sadece mimari birer tercih mi? Yoksa "cüzdan" ile toplumun "vicdanı" arasındaki o bitmek bilmeyen savaşın sessiz tanıkları mı?

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

Bugün pencerenizi açıp dışarı baktığınızda gördüğünüz o devasa beton bloklar, gökyüzünü yırtan gökdelenler ve daralan sokaklar sadece mimari birer tercih mi? Yoksa "cüzdan" ile toplumun "vicdanı" arasındaki o bitmek bilmeyen savaşın sessiz tanıkları mı?

Yeni kitabım **"Cüzdan ile Vicdan: İmar Rantının Anatomisi"**nde, Türkiye’de servetin el değiştirmesindeki en güçlü kaldıracın sanayi ya da teknoloji değil, bir kalem ucuyla değiştirilen "İmar Planları" olduğunu tüm çıplaklığıyla masaya yatırdım.

Toprağın Ekonomik Genetiği Nasıl Değişiyor?

Kitapta üzerinde durduğum "Sihirli Dokunuş" hikâyesi aslında hepimizin bildiği ama adını koyamadığı bir gerçek. 50 bin TL’lik bir tarlanın, bir belediye meclisi kararıyla 20 milyon TL’lik bir "altın madenine" dönüşmesi bir piyasa mucizesi değil, tamamen idari bir karardır. Emsal artışları, yani toprağın üzerine dökülecek "görünmez katlar", maliyeti değişmeyen toprağı bir anda devasa bir ranta dönüştürmektedir.

Peki, bu rant kimin cebine gidiyor? Müteahhitler, önceden kapatılan ucuz araziler ve "sorgulamadan el kaldıran" meclis aritmetikleri... Ben bu döngüyü "Cüzdan"ınstratejik hamleleri olarak tanımlarken, aslında satın aldığımız şeyin beton değil, belediyenin verdiği o "ayrıcalıklı izin" olduğunu hatırlatıyorum.

Çözüm Kader Değil, Sistemdir

Kitabımda sadece teşhis koymakla kalmadım, "İmar Rantının Tasfiyesi ve Kentsel Adalet" başlığı altında radikal ve uygulanabilir çözüm yolları sundum. Şahsi kanaatimce, vicdanın kazanması için;

1. Bağımsız Şehircilik Denetleme Kurulları kurulmalı, imar planları sadece siyasetçilerin oylarına bırakılmamalıdır.

2. Blockchain tabanlı dijital imar sicili ile her parseldeki değer artışı halkın denetimine açılmalıdır.

3. Değer artış payı %100 kamulaştırılmalı ve bu kaynak sadece sosyal konut ve kentsel dönüşüm fonlarında kullanılmalıdır.

Vicdanın Neresindeyiz?

Üretmeden zenginleşen bir sınıf ile borçlanarak başını sokacak bir ev arayan kitle arasındaki uçurum her geçen gün derinleşiyor. Rantın olduğu yerde vicdan, genellikle "kamu yararı" kılıfına büründürülmüş bir kişisel zenginleşme hikâyesine dönüşüyor.

Şehirlerimizi binalardan değil, adalet duygusundan inşa etmek zorundayız. Toprağın bir "ticari mal" değil, bir "yaşam hakkı" olduğunu savunduğum bu çalışmamla, herkesi şu soruyu sormaya davet ediyorum: Bir imar dosyasının altına atılan imza, yarınlarımızı mı çalıyor yoksa geleceğimizi mi kuruyor?

Not: Bu çalışmamı, toplumsal bilinci artırmak adına şahsi web sitem olan www.talatsimdi.com adresindeki "Yayınlar" bölümünde sizlerin ilgisine sundum. Kitabımı oradan ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

 

 

 

https://www.youtube.com/watch?v=ryeyQEVBk0w

 

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz