1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Egeli bilim insanından denizler için kritik uyarı: Balıkçılık alarm veriyor

Egeli bilim insanından denizler için kritik uyarı: Balıkçılık alarm veriyor

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, balık stoklarının korunması ve deniz ekosisteminin geleceği için sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti. Ünal, kontrolsüz ve yanlış yönetilen balıkçılığın yalnızca balık türlerini değil, gıda kaynaklarını, istihdamı, ekonomiyi, kıyı topluluklarını ve kültürel mirası da tehdit ettiğini söyledi.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, balık stoklarının korunması ve deniz ekosisteminin geleceği için sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti. Ünal, kontrolsüz ve yanlış yönetilen balıkçılığın yalnızca balık türlerini değil, gıda kaynaklarını, istihdamı, ekonomiyi, kıyı topluluklarını ve kültürel mirası da tehdit ettiğini söyledi.

Denizel ekosistemlerin korunması, balık stoklarının sürdürülebilirliği ve sağlıklı su ürünleri tüketimi üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ünal, balıkçılığın sadece avlanan balık miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Sürdürülebilir balıkçılığın çevresel, ekonomik ve sosyal boyutları bulunduğunu ifade eden Ünal, “Balıkçılık sürdürülemez hale geldiğinde biten sadece balıklar olmaz. Ekonomik, sosyal ve çevresel sonuçlar çok daha büyük ve yıkıcı olabilir. Sürdürülebilir balıkçılık sadece balıkları korumak değildir; gıdayı, istihdamı, ekonomiyi, kıyı topluluklarını, kültürel mirası ve sağlıklı deniz ekosistemlerini geleceğe taşımaktır” dedi.

KANADA’DAKİ MORİNA KRİZİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Balık stoklarındaki çöküşün geniş çaplı sonuçlarına Kanada’dan örnek veren Ünal, Atlantik kıyılarındaki morina stoklarının çökmesinin ardından 1992 yılında uygulanan moratoryumun on binlerce kişinin geçim kaynağını kaybetmesine yol açtığını belirtti.

Kanada hükümetinin kriz sonrasında geniş kapsamlı destek programlarını devreye aldığını aktaran Ünal, yaşananların yalnızca balıkçıları değil, balıkçılıkla bağlantılı ekonomik sektörlerin tamamını etkilediğini söyledi.

Balık stoklarının azalmasının denizlerdeki besin zincirini ve ekosistemlerin işleyişini de bozabileceğini ifade eden Ünal, bunun biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinin yanı sıra kıyı topluluklarının yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekti.

Balığın önemli bir hayvansal protein kaynağı olduğunu hatırlatan Ünal, stoklardaki azalmanın balıkçılığa bağımlı kıyı bölgelerinde gıda güvencesi açısından da risk oluşturabileceğini dile getirdi.

AŞIRI VE KAÇAK AVCILIĞA YÖNETİM SORUNUNU DA EKLEDİ

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) balıkçılık ve balık stokları açısından en büyük tehditler arasında aşırı ve yasa dışı avcılık, kirlilik ve yüksek ıskarta oranlarını gösterdiğini belirten Ünal, bunlara yanlış veya kötü yönetimi de ekledi.

Balıkçılık yönetiminin çok disiplinli ve zor bir alan olduğunu söyleyen Ünal, doğru avlanmanın belirli kurallara bağlı olması gerektiğini vurguladı.

Ünal’a göre avcılığın; hassas habitatlardan uzak alanlarda, balıkların üreme dönemleri dışında, çevreye duyarlı av araçları kullanılarak, en az bir kez üremiş ve eşeysel olgunluğa ulaşmış balıkların tercih edilmesiyle ve belirlenen kotalar aşılmadan yapılması gerekiyor.

Av araçları ve minimum av boyuna ilişkin düzenlemelerin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ünal, deniz koruma alanlarının oluşturulması, etkin denetim mekanizmalarının geliştirilmesi ve kapsamlı bir balıkçılık yönetim planının hazırlanması gerektiğini söyledi.

“BALIK İYİ BİR PROTEİN KAYNAĞI”

Balık tüketiminin beslenme açısından önemine de değinen Ünal, balığın iyi bir protein kaynağı olduğunu belirtti. Özellikle yağlı balıkların D vitamini ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olduğunu ifade eden Ünal, D vitamininin kemik sağlığı ve bağışıklık sisteminin normal işlevleri açısından, B12 vitamininin ise sinir sistemi ve kan hücrelerinin normal işlevleri açısından önem taşıdığını söyledi.

Ünal, kişisel tercihi olarak sardalyayı öne çıkarırken deniz ürünlerinin farklı lezzetler sunduğunu da belirtti.

TÜKETİCİLERE TAZELİK VE HİJYEN UYARISI

Sürdürülebilir balıkçılık konusunda balıkçılar, tüketiciler ve kamu kurumlarının sorumluluklarına da değinen Ünal, balıkçıların kurallara uygun avlanmasının yanı sıra kooperatifler aracılığıyla karar alma süreçlerine katılmasının önem taşıdığını söyledi.

Balıkçıların gerektiğinde veri paylaşımı ve iş birliğine açık olmasının da sürdürülebilir balıkçılığa katkı sağlayacağını ifade eden Ünal, tüketicilerin ise hangi balığı, hangi dönemde ve hangi boyutta tüketmesi gerektiğini bilmesi gerektiğini belirtti.

Balık satın alırken tazelik ve hijyen koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Ünal, tüketicilerin güvenilir satış noktalarını tercih etmesini önerdi. Ege kıyılarında çok sayıda su ürünleri kooperatifinin balık mezatı düzenlediğini belirten Ünal, imkan bulunan durumlarda günün balığının mezatlardan alınabileceğini ifade etti.

Ünal, kamu kurumlarının ise bilimsel çalışmaları dikkate alan, paydaşların katılımını sağlayan ve bütüncül bir yönetim anlayışını benimsemesi gerektiğini söyledi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz