1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. İzmir abluka altında: Yerel ve genel yönetim arasındaki kavga İzmirlilerin memnuniyetsizliğinin ana kaynağı

İzmir abluka altında: Yerel ve genel yönetim arasındaki kavga İzmirlilerin memnuniyetsizliğinin ana kaynağı

İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız Egeli Gazete TV’de gündemi değerlendirdi. İntegral Araştırma Kuruluşunun yaptığı İzmir’deki memnuniyet anketinin sonuçlarını değerlendiren Yaldız, “İzmir’deki memnuniyet 8 yıl önce yüzde 81 iken bugün yüzde 49’a düşmüş. Bazıları gibi ben bu düşüşü Sadece yerel yönetim hizmet yetersizliğine bağlamıyorum. Yani en az yarısı yerel yönetimlerdir. Diğer yarısı da Merkezi Hükümetten kaynaklı ya da diğer küresel gelişmelerden kaynaklı sebeplerdendir” dedi.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika


İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız Egeli Gazete TV’de gündemi değerlendirdi. İntegral Araştırma Kuruluşunun yaptığı İzmir’deki memnuniyet anketinin sonuçlarını değerlendiren Yaldız, “İzmir’deki memnuniyet 8 yıl önce yüzde 81 iken bugün yüzde 49’a düşmüş. Bazıları gibi ben bu düşüşü Sadece yerel yönetim hizmet yetersizliğine bağlamıyorum. Yani en az yarısı yerel yönetimlerdir. Diğer yarısı da Merkezi Hükümetten kaynaklı ya da diğer küresel gelişmelerden kaynaklı sebeplerdendir” dedi.

İnsanların memnunun olmama durumunda ekonominin de çok etkili olduğunu hatırlatan Mustafa Yılmaz da şöyle konuştu: “İnsanlar Ekonomi nedeniyle de hayatlarından memnun değil. Nerede yaşarlarsa yaşasınlar. Bu ekonomik krizin etkileri İzmir'i de çok vurdu. Türkiye genelinde bir mutsuzluk, bir memnuniyetsizlik hakim zaten. İkincisi adeta maalesef İzmir yerel tercihleri dolayısıyla neredeyse bir abluka altında. Aziz Kocaoğlu iki önceki Büyükşehir Belediye Başkanımız ‘Bize mezar yerini bile parayla satıyorlar’ diyordu. Yani hiçbir şekilde İzmir için pozitif bir bakış yok belediyelere ya da İzmir'deki sorunları ile ilgili. Sürekli bir kavga var genel yönetimle belediyeler yerel yönetim arasında. İzmir’de her sorun geliyor bir yerde tıkanıyor”


HEM GENEL HEM DE YEREL MEMNUNİYETSİZLİK

İntegral Araştırma Şirketinin yaptığı İzmir’deki memnuniyet anketinin sonuçlarını değerlendiren Yaldız, “2018’de yüzde 81 oranında memnuniyet var. Ocak 2026’da ise bu oran yüzde 49’a düşmüş.  Bu durum mutlaka İzmir'i yönetenlerin, İzmir'de yaşayanların, İzmir'le ilgili fikri olanların, İzmir'deki gazetecilerin, İzmir'deki sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, yerel yönetimlerin ve Türkiye'de toplanan vergilerin %10'unu taşıyan bir şehirle ilgili olduğu için merkezi idarenin de mutlaka bu sonuçlarla yüzleşmesi gerekir.  Tabii ki İzmir'de yaşamaktan duyulan memnuniyet azalıyor da Türkiye'de yaşamaktan duyulan memnuniyet artıyor değil. Bu rakamlar yani bu rakamları nasıl açıklayacağız? Bazıları gibi ben bu düşüşü Sadece yerel yönetim hizmet yetersizliğine bağlamıyorum. Elbette ki onun etkisi çok büyük. Yani yerel yönetimler bu iş birkaç ayaktan oluşuyor bana göre. Ya da üç en az üç ayaktan oluşuyor. En önemlisi en az yarısı bu memnuniyetsizliğin yerel yönetimlerle ilgili performanslardan kaynaklanıyor. Çünkü İzmir hemen devamında sorduğumuz İzmir'in sorunları nedir diye sorduğumuzda hala en temel hizmetlerin, bu kentin sorun hiyerarşisinde zirvede olduğunu görüyoruz. Yani çöp, temizlik, yol kaldırım, altyapı, kanalizasyon, içme suyu. Tüm ilçelerde en büyük sorun temizlik.”


İZMİRLİ KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR

Yaldız şu bilgileri verdi: “Bu ankette İzmir’deki asayişi ele aldık. İzmir’de Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı döneminde torbacı operasyonu yapıldı. 600 torbacının 500'ü neredeyse İzmir'den alındı. İzmir kendini güven Güvende hissetmiyor. İzmirli mahallesinde kendini güvende hissetmiyor. İzmirli çocuğunu parka götürürken kendini ve çocuğunu güvende hissetmiyor. Anket sonuçlarına da yansıyor. Yani güvenlik sorunu artık hatırı sayılır oranlarda çıkmaya başladı. Şimdi biz bu çıkmaya başlayınca dedik ki ya bunu bir de özel olarak soralım. Yani İzmirli kendini asayiş bakımından mahallesinde evinde güvende hissediyor mu? %28 güvende hissetmediğini açıkça dile getiriyor. %49 güvende hissediyor İzmirli kendini. Diğer 28'den 49'dan sonraki kısım ise kısmen yarı güvende duygusu. İki İzmirliden birinin kendimi güvende hissetmiyorum diye bir biçimde ifade ettiğini düşünecek olursak yani siz kendinizi güvende hissetmediğiniz bir şehirde yaşamaktan memnuniyet duyar mısınız?”

 


İZMİR YOKSULLARIN ŞEHRİ

Bir sonraki araştırmada memnuniyetsizliği etkileyen faktörleri detaylı inceleyeceklerini ifade eden Yaldız, “Memnuniyetsizliğin neye bağlı olduğunu insanlara gerekse derinlemesine görüşmeler yaparak soracağız. Çünkü yani bu memnuniyetsizliği bazı yerel yöneticiler doğrudan işte kendi üzerlerine alıyorlar. Ama dediğim gibi bu memnuniyetsizliğin birden fazla ayağı var. Tabii. En büyüğü en büyüğü tekrar ediyorum yerel yönetim memnuniyetsizliğidir. Bir şehri şehir yapan o şehrin yerel yönetim performansıdır. Yani o şehirdeki hizmet kalitesidir. Yani üretilen şeylerdir, projelerdir. Vizyondur. Bununla beraber pandemi ile başlayan küresel ekonomik krizle devam eden olumsuzluklar, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sıkışmışlıklar, İzmir'in siyasal tercihlerindeki yorgunluğu tüm bunları da etkiliyor. İzmir yoksul bir şehir. Öyle dışarıdan tuzlu kuruların şehri gibi görülebilir. İzmir'de çok ciddi anlamda sosyal yardım ihtiyacı duyan ve sosyal yardımla hayatını bir biçimde devam ettiren kitleler var. Bunu İzmir Valiliğin ya da hükümetin sosyal yardım kanallarındaki veriler üzerinden de görmek mümkün. Araştırmalarımızda da bu ortaya çıkıyor. Yani neredeyse 3 İzmirliden biri en az bunu zaten ifade ediyor. Yani bunu ifade etmeyip de buna ihtiyacı olanların oranını da düşündüğünüzde yani %40'lara dayanıyor İzmir'de sosyal yardım ihtiyacı.
Böyle bir giderek daralan ekonomide giderek daralan işte emeklinin 20.000 liraya hayatta kalmaya çalıştığı işte dar gelirlinin 28.000 liraya çalıştığı falan bir ortamda bu yoksullukla da bu mutsuzluğun ilişkisi mutlaka var. Yani en az yarısı yerel yönetimlerdir. Diğer yarısı da Merkezi Hükümetten kaynaklı ya da diğer küresel gelişmelerden kaynaklı sebeplerdendir memnuniyetsizliğin. Her ne sebepli olursa olsun bakın İzmir'de bir İzmirliyi İzmir'de yaşamaktan mutlu musunuz? Memnun musunuz? dediğinde "Memnun değilim." cevabını almak gerçekten acı verici. Bu şehrin nereden, nereye geldiğini göstermesi bakımından” dedi.


İZMİR’İN BAKANI YOK

Bu memnuniyetsizliğin ortadan kalkması için herkesin kafa yorması ve çalışması gerektiğini hatırlatan Yaldız şu bilgileri verdi: “Bu durum sadece Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe belediye başkanı, milletvekilinin sorunu değil. Bu kentte yaşayan senin, benim dahil herkesin sorunu.  Bu problem etrafında ben önce bir araya gelinmesi ve ortak bir zeminde İzmir için artık bir şeyler yapılması lazım. Çünkü merkezi hükümetin 25 yıldır İzmir'e nereden baktığı, nasıl baktığı, nerede görmek istediği 3 aşağı 5 yukarı belli. Yani anlatıyorum ben. Ben anlatmaktan yorulmuyorum yani. 4 yıldır İzmir'in Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin kabinesinde bakanı yok.”

 

EKONOMİK KRİZ TÜM TÜRKİYE’Yİ MUTSUZ EDİYOR

İnsanların memnunun olmama durumunda ekonominin de çok etkili olduğunu hatırlatan Mustafa Yılmaz da, “İnsanlar Ekonomi nedeniyle de hayatlarından memnun değil. Nerede yaşarlarsa yaşasınlar. Bu ekonomik krizin etkileri İzmir'i de çok vurdu. Türkiye genelinde bir mutsuzluk, bir memnuniyetsizlik hakim zaten. Türkiye'de 2019'dan bu yana yani son 6-7 yıldır hiç kimsenin hangi şehirde olursa olsun hayatından memnun olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü gerçekten çok kötü şeyler yaşadık. Dünyada Tabii da çok kötü şeyler yaşandı. Türkiye'de de maalesef önce bir pandemi yaşadık. Yani şu 6-7 yılda yaşadıklarımıza bir bakalım. Kabus gibi. Korku filmi gibi. Önce bir pandemi yaşandı. Ekonomik kriz yaşandı. İzmir'de bir deprem yaşandı. İşte Kahramanmaraş merkezli 11 kentimizi mahveden iki deprem yaşandı. Ardından ekonomik krizler yaşandı. Son 6-7 yılda tabii Türkiye özelinde söyleyeyim büyük bir enflasyon yaşandı. Gelir düzeyi inanılmaz düştü. Şimdi böyle bir ortamda insanların kolay kolay mutlu olması bence mümkün değil. Yani çok küçük bir azınlık mutlu olabilir. Önce bunu söylemek lazım. İşte bu nereye yansıyor? Mesela İzmir gibi kentte ev kiralayamıyorsunuz. Yaşanacak evler aylık 50 bin liraya doğru gidiyor. Barınma ihtiyacı olanlar eve kiralayamıyor. Evlenmek isteyen gençler evlenemiyor. Bu insanların mutlu olması mümkün mü? Önce bunu ortaya koyalım. Çok ciddi bir ülkede ekonomik kriz var. Hep Hepimiz bunu çok ağır hissediyoruz. Yaşam kalitemizi düşüren, yaşam standardımızı düşüren bir ekonomik gerileme var. Halkın %90'ı için. İzmirliler de böyle. İzmirliler orta sınıf insanlar. Baktığınızda emeklisi çok, orta sınıf. Yani bu grubun son 6-7 yıldaki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi gayet tabii. Burası böyle” dedi.


İZMİR YEREL TERCİHLERİ NEDENİYLE ADETA ABLUKA ALTINDA

Yılmaz şöyle bilgileri de verdi: “İkincisi adeta maalesef İzmir yerel tercihleri dolayısıyla neredeyse bir abluka altında. Aziz Kocaoğlu iki önceki Büyükşehir Belediye Başkanımız ‘Bize mezar yerini bile parayla satıyorlar’ diyordu. Yani hiçbir şekilde İzmir için pozitif bir bakış yok. belediyelere ya da İzmir'deki yerel yönetimler de İzmir'in sorunları ile ilgili. Sürekli bir kavga var genel yönetimle belediyeler yerel yönetim arasında. İzmir’de her sorun geliyor bir yerde tıkanıyor. Elbette yeterince başarı gösteremeyen belediye başkanları da var. Belediyelerin kronik sorunları da var.  Daha kendi sorununu çözemiyor belediyeler. Kendi personel sorununu çözemiyorlar ki kentin sorununu çözsünler.  Böyle ciddi problemler var ama şunu da söylemek gerekir. Ben başından beri söylüyorum. Yani bu sorunlar Yeni sorunlar değil. Mevcut belediye başkanları bu sorunları kucaklarında buldular. 2 yıl önce göreve gelen belediye başkanları çok ciddi şekilde enkaz devaldılar. Yani İzmir'in çöp sorunu çözülmemişti. Harmanda O haldeydi. Yani bugün temizlik diyoruz. Temizlik sorununun çözülmemesinin ana nedeni neydi? Harmandalın’daki depo alanının zamanını doldurması, İzmir'e yeni bir çöp alanı kazandırılamamasıydı. Kucağında buldu yeni belediye başkanı bu sorun. 
Belediyeler yıllarca ekonomik gelecekleri düşünülmeden yönetildiği için çok fazla personel alındığı için ve maaşların da çok yüksel olması nedeniyle ödeyemiyordu pek çok belediye. Ama bu sorunların bir an önce çözülmesi gerekiyor.”

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz