1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. İzmir Barosu’ndan çarpıcı rapor açıklaması: Çocuklar sistemin içinde suça itiliyor

İzmir Barosu’ndan çarpıcı rapor açıklaması: Çocuklar sistemin içinde suça itiliyor

Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında düzenlenen İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi çalıştayının sonuç raporunda, çocukların suçla temasının bireysel tercihlerden değil yapısal sorunlardan kaynaklandığına dikkat çekilerek mevcut çocuk adalet sisteminin onarıcı bir nitelik taşımadığı vurgulandı.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

ELANUR SARIKAYA/EGELİ GAZETE- İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından 20 Kasım 2025’te düzenlenen “Çocukların Suçla Temasının Toplumsal, Sosyoekonomik ve Hukuki Bağlamda İncelenmesi Çalıştayı”nın sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında gerçekleştirilen çalıştayın raporunda çocukların suçla temasının bireysel tercihlerden değil, yapısal sorunlardan kaynaklandığı vurgulanırken
mevcut çocuk adalet sisteminin onarıcı olmaktan uzak olduğu ifade edildi.


“Çocukların suçla teması bireysel değil, yapısal bir sorundur”

Raporun temel bulgularını paylaşan İzmir Barosu Çocuk Hakları Yürütme Kurulu Üyesi Merve Oktay, çocukların suça sürüklenmesinin ardında yatan nedenlerin çok boyutlu olduğuna dikkat çekerek “Çalıştayımızda ortaya konulan değerlendirmeler, bir çocuğun suça yönelmesinin bireysel bir tercih değil; çevresel, toplumsal ve yapısal koşulların bir sonucu olduğunu açıkça göstermektedir. Aile içinde ihmal, istismar ve şiddete maruz kalan ya da bu şiddete tanıklık eden çocukların, aynı döngüyü yeniden üretme ihtimalinin son derece yüksek olduğu görülmektedir” dedi

Oktay, temel ihtiyaçlara erişemeyen çocukların suça daha açık hale geldiğini ifade ederek, “Yoksulluk, sosyal haklara erişimde yaşanan eşitsizlikler ve güvencesizlik, çocukları suça sürükleyen başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Özellikle oğlan çocukları üzerinde etkili olan güç, şiddet ve erkeklik kodları ile dijital medyada denetimsiz biçimde yayılan çete kültürü, bu süreci daha da hızlandırmaktadır.”toplumsal eşitsizliklerin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekti. 


“Okullar çocukları korumak yerine sistem dışına itiyor”

Eğitim sisteminin çocukları korumadaki rolüne değinen Oktay, mevcut uygulamaların ciddi riskler barındırdığına değinen Oktay “Okullar, çocukları suçtan uzak tutabilecek en güçlü kurumlardır. Ancak bugün geldiğimiz noktada 4+4+4 sistemi ve MESEM uygulamaları, çocukları örgün eğitimden kopararak denetimsiz çalışma alanlarına ve ekonomik sömürüye açık hale getirmektedir” şeklinde vurguladı.


Okulların yalnızca akademik değil, koruyucu bir işlev üstlenmesi gerektiğini belirten Oktay, “ Okullar, sadece ders anlatılan mekânlar değil; çocukların gelişiminin izlendiği, risklerin erken tespit edildiği güvenli alanlar olmalıdır. Bunun için eğitim bütçesinin artırılması, ücretsiz öğün uygulamalarının hayata geçirilmesi ve her 150 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde kadroların güçlendirilmesi elzemdir.” Diyerek çağrıda bulundu. 


“Cezaevleri çocuklar için bir çözüm değil, yeni risk alanlarıdır”

Çocuk adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Oktay, mevcut infaz rejiminin çocukları korumaktan uzak olduğunu söyledi:

“Bugünkü çocuk adalet sistemi, onarıcı olmaktan ziyade güvenliği önceleyen ve bu uğurda çocuklardan vazgeçen bir anlayışla işlemektedir. Cezaevleri, çocukları iyileştiren değil; onları yeni suç tipleriyle tanıştıran alanlara dönüşmüş durumdadır.”

Tutuklamanın çocuklar açısından istisnai bir tedbir olması gerektiğini vurgulayan Oktay, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuk adalet sisteminin amacı cezalandırmak değil; çocuğu onarmak, desteklemek ve yeniden topluma kazandırmaktır. Tutuklama tedbiri çocuklar bakımından ancak son çare olarak uygulanmalı, suçun niteliği ne olursa olsun çocuğun bireysel ihtiyaçlarını gözeten rehabilitasyon süreçleri işletilmelidir.”


Çocuk hakları için kurumsal iş birliği ve çocuk dostu bütçe şart”

Kurumsal koordinasyonun eksikliğine dikkat çekilirken , çocuklara yönelik hizmetlerin sürdürülebilirliğinin ancak bütüncül bir sistemle mümkün olabileceğini ifade eden Oktay “Çocuğun temas ettiği her kurumda gözlem ve izlem mekanizmalarının kurulması, risk haritalarına dayalı takip sistemlerinin oluşturulması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Münferit çabalarla çocukların korunması mümkün değildir.”ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda çocuk dostu bütçelemenin önemine değinen Oktay, kamu kaynaklarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirterek” Çocukların sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını güvence altına alacak bir çocuk dostu bütçeleme anlayışı benimsenmeden, bu alandaki hiçbir politika kalıcı olamaz. Bu, devletin kaçınılmaz ve ertelenemez bir yükümlülüğüdür” şeklinde anlattı.


“Çocuğun üstün yararı sistemin merkezine alınmalıdır”

Açıklamanın sonunda sistemsel dönüşüm çağrısı yapan Oktay, çocuğun yargılamanın öznesi olarak görülmesi gerektiğini vurgularak “ Çocuklar, yalnızca yargılamanın bir nesnesi değil; katılım hakkı olan bireylerdir. Çocuklara özgü adliyelerin kurulması, çocuk dostu yargılama usullerinin hayata geçirilmesi ve bu alanda çalışan tüm meslek gruplarının uzmanlaşması zorunludur” dedi. 


“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

İzmir Barosu adına konuşan Oktay, açıklamasını “Yoksulluk, eğitimden kopuş ve sosyal haklara erişim engelleri ortadan kaldırılmadan atılacak her adım eksik kalacaktır. Bizler, İzmir Barosu olarak, her çocuğun üstün yararının gözetildiği ve haklarına tam erişimin sağlandığı bir sistem kurulana dek mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” şeklinde bitirdi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz