1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Yerel Yönetimler
  4. İzmirlilerin yüzde 50’si sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor

İzmirlilerin yüzde 50’si sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor

İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız, Egeli Gazete TV’de gündemi değerlendirdi. İntegral Araştırma Kuruluşu Genel Koordinatörü Ümit Yaldız, ““Sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz?” sorusuna yüzde 30-40 oranında evet cevabı aldıklarını belirterek, “Aslında Türkiye'de belirli bir kesim için onur meselesidir. Yani gelir durumunu sorduğumuzda aslında çok rahatlıkla sosyal yardıma ihtiyaç duyuyorum demesi gerekenler hayır diyorlar. Aslında gerçek rakam yüzde 50’nin altında değildir” dedi.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika


İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız, Egeli Gazete TV’de gündemi değerlendirdi. İntegral Araştırma Kuruluşu Genel Koordinatörü Ümit Yaldız, ““Sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz?” sorusuna yüzde 30-40 oranında evet cevabı aldıklarını belirterek, “Aslında Türkiye'de belirli bir kesim için onur meselesidir. Yani gelir durumunu sorduğumuzda aslında çok rahatlıkla sosyal yardıma ihtiyaç duyuyorum demesi gerekenler hayır diyorlar. Aslında gerçek rakam yüzde 50’nin altında değildir” dedi.


Egeli Gazete TV’de İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız, gündemin perde arkasını araladı. İntegral Araştırma Kuruluşu Genel Koordinatörü Ümit Yaldız, İzmir’de yaptıkları araştırmalarda sordukları “Sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz?” sorusuna yüzde 30-40 oranında evet cevabı aldıklarını belirterek, “Aslında Türkiye'de belirli bir kesim için onur meselesidir. Yani gelir durumunu sorduğumuzda aslında çok rahatlıkla sosyal yardıma ihtiyaç duyuyorum demesi gerekenler hayır diyorlar. Aslında gerçek rakam yüzde 50’nin altında değildir” dedi.


GİDEREK YOKSULLAŞAN KİTLELER

Yaldız şöyle konuştu: “İzmir, enflasyon baskısından en yüksek ve en şiddetli etkilenen şehirlerin başında geliyor. Çünkü İzmir daha çok sabit gelirlilerin, işçilerin ve emeklilerin yaşadığı bir dönemin orta gelir kalemi dediğimiz ama artık yaşam hani hayat standartlarında, aç kalma standartlarında, açlık sınırlarında dolaşan kitlelerin yoğun olarak varlık sürdürdüğü bir yer. Biz bunu daha çok mesela araştırmalarımızda sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz? Şeklinde sorduğumuz sorunun cevabında görüyoruz. Aslında Türkiye'de belirli bir kesim için onur meselesidir. Yani gelir durumunu sorduğumuzda aslında çok rahatlıkla sosyal yardıma ihtiyaç duyuyorum demesi gerekenler hayır diyorlar. Ama buna rağmen yaptığımız araştırmalarda sosyal yardıma ihtiyaç duyuyor musunuz? sorusuna İzmirlilerin yüzde 30-40’ı “evet” cevabını veriyor. Bunu bakanlıkların sosyal yardım kuruluşları ve İzmir valiliğindeki verileri elde ettiğinizde de görüyorsunuz. Belediye verilerini elde ettiğinizde de görüyorsunuz. Bazı ilçelerimiz var. Mesela Karabağlar bunlardan biri. O ilçelerde yüzde 40-45’e kadar yükseliyor. Yani yoksulluğun veya ekonomik krizin uç gösterdiği, baş gösterdiği dönemlerde bu psikolojik olarak da büyüyen bir rakam. Büyük ilçelerimizde arka mahallelerde durum vahim. Her iki kişiden biri sosyal yardıma ihtiyaç duyduğunu artık ifade ediyor. Ha gerçek ihtiyaçlıyı devletimiz ilgili kuruluşlar eee, yani gerçekten onların beyanı üzerinden değil de veriler üzerinden değerlendirirse ben inanıyorum iki İzmirliden biri sosyal yardıma muhtaç hale geldi. Vatandaşların beyanı üzerinden ben rakam veriyorum. Beyana bakarsak üç İzmirliden biri. Ama gerçeğe bakarsak iki İzmirliden biri. Çünkü eve giren para belli, evin ihtiyacı belli, insanca yaşamanın standartları belli. Dolayısıyla İzmir'de giderek yoksullaşan kitleler olduğunu görüyoruz.”

KAŞIKLA VERİLEN KEPÇEYLE GERİ ALINIYOR

Yaldız, “Geçmişte İstatistik Enstitüsü olduğu dönemlerde eski Türkiye yıllarında hatta AK Parti iktidarının ilk 10-15 yılında Türkiye'nin en güvenilir kuruluşları arasında sayardık TÜİK’i. 
TÜİK'in şirazesi, hesap kitabı, ayarı kaçtı. Yani ne zamandan bu yana kaçtı?
TÜİK’in yanısıra farklı kurumlarda farklı enflasyonlar açıklıyor. ENAK var.
İstanbul Ticaret Odası uzun yıllardır açıklıyor ve hiçbir rakam birbirini tutmuyor. Bir genel enflasyon var. Yani eski Türkiye'de yani 20 yıl önce, 10 yıl önce biz en fazla enflasyon sepetinde bunun ne işi var diye konuşurduk. Pin pon topu olurdu falan. Ya bu pinpon topunun burada ne işi var? derdik. Şimdi pinpon topunu mumla arıyoruz. Neler konuluyor kim bilir? İkincisi TÜİK’in rakamlarıyla bağımsız kuruluşların rakamları ya da özel kuruluşların rakamları artık çok uzay kadar birbirinden farklı. İki kat olabilir mi? Yani bir parça şaşabilir. 30 olan 35 olur. Ama 30 olan 60 olur mu? 60 olan 120 olur mu? Devletimiz, kaşıkla verdiğini kepçeyle hemen geri alıyor. Daha vermeden geri alıyor” dedi.


MAAŞLARA ZAM YAPMAMAK İÇİN HİLE


Aralık ayında yüzde 0,78 olan enflasyonun Ocak ayında yüzde 5,75’e çıktığını hatırlatan Mustafa Yılmaz, “Aralık ayı enflasyonu Ocak ayında verilecek memur, emekli maaş zamlarıyla asgari ücretin belirlenmesinde etkili oluyor. O yüzden de ne yazık ki bu konuda bir hile yapılıyor. İkincisi şimdi enflasyon rakamları ne olursa olsun onlar rakamdır. Vatandaş, hepimiz, bu ülkede yaşayan herkes bunu nasıl hissediyor? Alışveriş yaparken, ay sonunu getirirken ne hissediyor? Rakamdanziyade bu Önemli. Hep söyleriz ya 1 kilo peynir alırken, çocuğuna süt alırken, ekmek alırken ne hissediyor? Alışveriş yaparken ferahlıyor mu? Ya da ayda bir defa gidip çocuğuyla çoluğuyla bir restoranda yemek yiyebiliyor mu? Bunlara baktığımızda ne yazık ki içler acısını olduğunu görüyoruz” dedi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz