İZSİAD’dan yapay zeka çağrısı: 25 milyar TL’lik fon iş dünyasının gündeminde
İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 2026-2030 belgesini iş dünyası ve üye firmalar açısından analiz etti. İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, planın KOBİ kuponlarından hesaplama desteğine, 25 milyar liralık fon büyüklüğünden kamu alımlarına kadar önemli fırsatlar barındırdığını belirterek firmalara çağrıları beklemeden hazırlıklarını tamamlamaları çağrısında bulundu.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
Sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların yapay zekâ dönüşümüne nasıl dahil olabileceğini ortaya koymak amacıyla hazırlanan İZSİAD çalışmasında, 44 sayfalık eylem planı firma gözüyle değerlendirildi. Planın yalnızca teknoloji şirketlerini ilgilendiren bir metin olarak okunmaması gerektiğini vurgulayan İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, yapay zekânın önümüzdeki dönemde yatırım, finansman, verimlilik ve kamu alımları açısından iş dünyasının temel gündemlerinden biri haline geleceğini söyledi.
Yapay zekâyı sadece bilgi işlem departmanlarının konusu olarak değerlendirmenin önemli fırsatların kaçırılmasına neden olabileceğini belirten Yüksel, “Karşımızda yalnızca bir teknoloji politikası yok. Enerjiden veriye, finansmandan kamu alımlarına, üretimden yeni yatırım bölgelerine kadar uzanan geniş bir sanayi ve yatırım politikası var. Firmalarımızın yapay zekâyı kendi iş süreçlerinde nerede kullanabileceklerini bugünden belirlemeleri gerekiyor. Çağrı yayımlandıktan sonra proje düşünmeye başlamak yerine çağrıyı beklemeden hazırlığımızı yapmalıyız” dedi.
Bin KOBİ kuponu, 25 milyar liralık fon
Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nın dört eksen ve 16 eylem üzerinden kurgulandığını ifade eden Yüksel, işletmeler açısından en dikkat çekici başlıkların doğrudan destekler, hesaplama altyapısı, finansman ve kamu pazarı olduğunu söyledi.
Plan kapsamında ilk 12 ayda en az bin KOBİ’ye yapay zekâ kuponu verilmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Yüksel, bu desteğin yazılım aboneliği, bulut üzerinden GPU ve CPU kullanımı, veri hizmetleri ile güvenlik ve uygunluk testleri gibi farklı giderleri kapsayacağını söyledi. İlk altı ay içerisinde Herkes İçin GPU çağrısının açılmasının planlandığını da belirten Yüksel, araştırmacı, girişim ve KOBİ’lere ilk aşamada yıllık en az 2 milyon GPU-saat hesaplama kredisi sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti.
Finansman tarafında ise en az 10 milyar liralık Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu ile 15 milyar liralık Yapay Zekâ Büyüme Fonu oluşturulmasının öngörüldüğüne dikkat çeken Yüksel, “Toplam 25 milyar liralık iki ayrı finansman mekanizmasından söz ediyoruz. Bir tarafta araştırmayı, diğer tarafta büyüme ve ölçeklenmeyi destekleyen bir yapı kuruluyor. Kamu yatırım programları bütçesinin en az yüzde 2’sinin yapay zekâ projelerine ayrılması hedefi de teknoloji geliştiren şirketler açısından yeni bir kamu pazarı yaratabilecek. Dolayısıyla burada hem üretici firmalarımız hem teknoloji girişimlerimiz hem de yatırımcılarımız açısından yakından takip edilmesi gereken önemli bir ekonomik alan oluşuyor” diye konuştu.
Firmaların şimdiden yapay zekâ ile çözebilecekleri somut problemleri belirlemelerini isteyen Yüksel, “Üretimde hurda oranını mı düşüreceğiz, duruş süresini mi azaltacağız, satış tahminini mi iyileştireceğiz, teklif hazırlama süresini mi kısaltacağız? Önce problemi dar ve ölçülebilir biçimde ortaya koymak gerekiyor. Çünkü destek kadar ölçüm de bu planın temel unsurlarından biri” dedi.
Yüksel: “İzmir bu fırsat penceresini kaçırmamalı”
Eylem Planı’nın İzmir açısından ayrıca stratejik bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Yüksel, planın tam metninde İzmir ve Ege ifadelerinin yer almadığını, ancak Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri ve Mükemmeliyet Merkezleri için de henüz herhangi bir ilin belirlenmediğini söyledi.
Plan kapsamında en az 5 Yapay Zekâ Büyüme Bölgesi, 3 Mükemmeliyet Merkezi ve 6 erişim noktası oluşturulmasının hedeflendiğini hatırlatan Yüksel, bu yapıların üniversite, teknopark, TEKMER ve sanayi konsorsiyumları tarafından işletilebileceğini ifade etti.
İzmir’in sanayi altyapısı, üniversiteleri, teknoparkları, organize sanayi bölgeleri ve girişimcilik ekosistemiyle güçlü bir aday olduğunu vurgulayan Yüksel, “İzmir’in bu yapılanmanın dışında kalmasını düşünemeyiz. Henüz iller belirlenmemişken önümüzde önemli bir fırsat penceresi bulunuyor. Üniversitelerimizi, teknoparklarımızı, organize sanayi bölgelerimizi ve iş dünyamızı bir araya getiren güçlü bir İzmir dosyasını şimdiden hazırlamalıyız. Çağrı çıktıktan sonra konsorsiyum kurmaya çalışmak yerine, hazır bir model ve güçlü bir proje dosyasıyla masada olmalıyız. İZSİAD olarak üyelerimizin bu dönüşüme hazırlanmasına katkı sunarken, İzmir’in de yapay zekâ ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olması için sorumluluk almaya hazırız” dedi.
YORUMLAR
Yorum Yap