Kültürpark Platformu’ndan fuar öncesi çağrı: Kültürpark bir ticarethane değil
Kültürpark Platformu, 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde açıklama yaparak, Kültürpark’ta büyük ölçekli ve sponsorlarla desteklenen ticari etkinliklerin düzenlenmemesi çağrısında bulundu. Platform, “Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır; Kültürpark hepimizin” mesajını verdi.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
Kültürpark Platformu, 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde açıklama yaparak, Kültürpark’ta büyük ölçekli ve sponsorlarla desteklenen ticari etkinliklerin düzenlenmemesi çağrısında bulundu. Platform, “Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır; Kültürpark hepimizin” mesajını verdi.
“KÜLTÜRPARK KENT PARKIDIR”
Platform tarafından yapılan açıklamada, Kültürpark’ın dönemin İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz öncülüğünde 1930’lu yıllarda “Halk Okulu” ve “Halk Üniversitesi” olarak kurulduğu belirtildi. Kültürpark’ın doğal ve ekolojik dokusuyla 2. derece tarihi ve doğal sit alanı olarak tescillendiği ifade edildi.
420 bin metrekarelik alanıyla Kültürpark’ın İzmir’in her kesiminden insanın doğal ve tarihi yaşamla iç içe olabildiği bir kent parkı olduğu belirtilen açıklamada, parkın sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yaptığı kaydedildi.
“EKOLOJİK YAPI ZARAR GÖRÜYOR”
Platform, Kültürpark’ın yaşlı ve yorgun yapısının yoğun insan kalabalığını ve bu kalabalığın oluşturduğu kirlilik ile elektrik yükünü kaldıramadığını savundu. Parkın yalnızca insanlar için değil, burada yaşayan bitki ve hayvanlar için de bir yaşam alanı olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada, çeşitli sponsorlarla desteklenen fuar ve ticari etkinlikler kapsamında parka kurulan eklentilerin ekolojik yapıyı yıprattığı öne sürüldü. Stantlar, bölmeler, elektrik kullanımı, iş makineleri, inşaat malzemeleri ve araç trafiğinin oluşturduğu gürültü ve kirliliğin Kültürpark’a zarar verdiği ifade edildi.
Platform, adı “enternasyonal” ya da “yerel” olsun, büyük ölçekli ve sponsorlarla desteklenen ticari etkinliklerin Kültürpark’ta yapılmamasını istedi.
“7 GÜN 24 SAAT YAŞAYAN BİR KENT PARKI OLMALI”
Kültürpark Platformu, parkın kuruluş amacına uygun olarak bir “Halk Okulu” işlevi görmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, her yaş ve ekonomik gruptan bireyin katılabileceği kurs, eğitim ve spor etkinlikleriyle Kültürpark’ın yılın her günü yaşayan ve özenle bakılan bir kent parkı olması gerektiği ifade edildi.
Platform ayrıca Kültürpark’ın yalnızca eylül ayındaki fuar döneminde hatırlanan bir alan olmaması gerektiğini savundu. Parkta yıl boyunca sosyalleşme imkanlarının oluşturulması ve alanın “kullanılarak ve yaşatılarak” korunması gerektiği belirtildi.
“METREKARESİ DOLARLA SATILAN TİCARETHANEYE HAYIR”
Platform açıklamasında, Kültürpark’ın fuar ya da etkinlik adı altında ticari amaçlarla kullanılmasına tepki gösterildi. Günlerce parka kurulan büyük stantlar, inşaat çalışmaları, yoğun elektrik kullanımı ve araç trafiğinin oluşturduğu kirlilik ve gürültünün parkın ekolojik dengesini olumsuz etkilediği savunuldu.
Bunun yerine Kültürpark’ın kaldırabileceği ölçekte ve ücretsiz butik etkinliklerin planlanması çağrısında bulunuldu.
“ALAN YÖNETİM PLANI OLUŞTURULMALI”
Açıklamada, 2000’lerin başında Gaziemir’deki yeni fuar alanının tamamlanmasının ardından Kültürpark’taki demonte hangarların kaldırılarak yerine yeşil alan yapılmasının taahhüt edildiği, ancak sürecin bu şekilde ilerlemediği belirtildi.
Platform, Kültürpark’ın ziyaretçi programlarından kullanım çeşitliliğine kadar katılımcı, şeffaf ve denetlenebilir süreçlerle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda belediye, akademik meslek odaları ve Kültürpark Platformu gibi ilgili aktörlerin yer alacağı ve eşit oy hakkına sahip bir meclis aracılığıyla alanın yönetilmesi gerektiği savunuldu.
“BASMANE ÇUKURU İLE KÜLTÜRPARK BİR BÜTÜNDÜR”
Platform, Basmane Çukuru ile Kültürpark’ın tarihsel, mekânsal ve işlevsel açıdan bir bütün olduğunu belirtti. Alan üzerindeki plan değişikliklerinin ticari yapılaşmayı artırarak Basmane’nin kent dokusunu parçalama riski taşıdığı öne sürüldü.
Basmane Çukuru’nun Kültürpark ile bütünleşecek, kamusal niteliğini güçlendirecek ve toplumun tamamının eşit şekilde yararlanabileceği biçimde planlanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Kültürpark ve Basmane Çukuru’nun geleceğinin sermayenin ya da dönemsel siyasi yönetimlerin insafına bırakılamayacağı belirtilerek, planlama ve kararlarda kentteki tüm ilgili paydaşları kapsayan şeffaf ve özerk bir yapılanma oluşturulması talep edildi.
FUAR ÖNCESİ YETKİLİLERE ÇAĞRI
Kültürpark Platformu, 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde yetkililere çağrıda bulundu. Platform, daha önce dile getirdikleri uyarıların dikkate alınmasını ve yanlış planlama ve uygulamalara son verilmesini istedi.
Açıklama, “Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır; Kültürpark hepimizin” ifadeleriyle son buldu.
YORUMLAR
Yorum Yap