1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Muhafazakar demokratlığı sevdiren adam: İzmir değerleri ve Burhan Özfatura

Muhafazakar demokratlığı sevdiren adam: İzmir değerleri ve Burhan Özfatura

Onu ilk kez 1984’te henüz 12 yaşımdayken görmüştüm. Annemle Kemeraltı’nda alışveriş yaparken birden etrafta sıra dışı bir durum oluşmuştu.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika


 

Bir sürü kravatlı adam başka bir adamın yanında yürüyor. Ona “Başkanım” diyorlardı. Orta boylu, gözleri çekik, saçları yarı yarıya dökülmüş bu adam her dükkanın önünde duruyor. Esnafla konuşyordu.

Aniden yola doğru hamle yapınca birden onunla karşı karşıya kaldık. Gözlerime baktı, elini uzattı ve “Nasılsın oğlum. Ben İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura” dedi.

Ben o gün Belediye nedir? İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı nedir? Çok da bilecek yaşta ve durumda değildim.

O gün Özfatura adını ilk kez duymuştum. Ama 10 yıl sonra o gün bana elini uzatan adamla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki ikinci döneminde neredeyse her gün görüşecek, sorular soracak? Söylediklerini not alıp haber yapıp herkesi duyuracaktım.

 

***

İletişim Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisiyken gazeteciliğe başlamamın ikinci yılıydı. O günlerde 100 binin üzerinde tirajyapan Yeni Asır Gazetesi’nin belediye muhabirliği gibi önemli bir görevi genç yaşta üstlenmiştim.

Türkiye’nin radikal bir değişim yaşadığı yıllardı. 27 Mart 1994 seçimleri yapılmış. İstanbul’da Refah Partisi Adayı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da ise yine Refah Partisi Adayı Melih Gökçek Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını SHP’nin elinden almıştı.

Refah Partisi yerel seçim de olsa bir anda Türkiye’nin birinci partisi olmuştu. Zaten sadece 1 yıl sonra yapılacak genel seçimlerde de en fazla oyu almayı başaracaktı.

Ultra muhafazakar siyaset anlayışını benimseyen Refah Partisi’nin Türkiye’de neler yapacağı, o güne kadar 70 yıldır devam eden müesses nizamı ne kadar değiştirip değiştiremeyeceği çok büyük bir merak ve dahası önemli bir kesim için de endişe konusuydu.

Hatta Yeni Asır Gazetesi Haber Merkezi’ndeki bazı kadın arkadaşlarımız “Bundan sonra kapanmak mecbur mu olacak?” diye yarı şaka yarı gerçek cümleler kurmaya bile başlamışlardı.

 

***

İşte tam da o gün Yeni Asır Gazetesi’nin 32 yıldır hafızamda kalan manşeti şöyleydi: “İzmir’in demokrat yapısı Refah’a engel oldu.”

Çünkü İzmir’de Refah adayı kazanamamış Doğru Yol Partisi’nin Adayı Burhan Özfatura ipi göğüslemiş ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturmuştu.

Aslında Özfatura da muhafazakar bir isimdi.  Ama kendi deyimiyle muhafazakar demokrattı.

Adını “Takunyacıya” çıkaranlar da vardı ama muhafazakarlığıda demokratlığı da en samimi şekilde yaşıyordu.

Beş vakit namaz kılıyordu. “İsterim ki hepiniz namaz kılın” diyor ama hiç kimsenin şahsi ibadetlerine karışmıyordu.

Belediyede öyle bir kadro kurdu ki, bugünün iki sosyal demokratının bile birbirlerinin gözlerini oyduğunu görünce 30 yıl önce yapılanların değeri çok daha anlaşıyor.

Kadrosunda ülkücü kökenli Talat Şimdi de vardı. Sosyal demokrat Mustafa Sevi ve Ertan Ülkü de vardı. Genel Sekreteri Uygun Erçevik de yine sosyal demokrat kökenliydi.İZBETON gibi belediyenin en önemli icraatçı şirketini 1999’dan 2024’e kadar 25 yıl CHP’den belediye başkanlığı yapacak Abdül Batur’a bırakmıştı. Meclis Başkan Vekili hem genç hem de kadındı. Ayşe Akın Yamaç yıllarda onun döneminde başkan vekilliği yaptı.

Elbette önemli mevkilerde muhafazakar isimler de vardı. Hatta “Gümüş yüzüklüler” diye tanınan bir grupta da etkindi. Tüm yapılar büyük bir uyum içinde çalışıyor, siyaset değil hizmet için yarışıyorlardı. Özfatura “siyaseti ben yaparım” diyordu.

 

***

İzmir Büyükşehir Belediyesini demokrat bir anlayışla yönettiğine şahidim. Gazeteciler 30 yıl önce ihale, tahsis gibi çok önemli kararların alındığı Encümen toplantılarının tamamını izleyebiliyor, hatta video kaydı bile alabiliyordu.Bugün aradan 30 yıl geçmesine rağmen Türkiye’de hiçbir belediyede tüm encümen toplantıları gazetecilere açık değildir.

İzmir’in ilk metrosu olan Üçyol ile Bornova arasındaki hattın yapımının tamamı merdivenler hariç onun eseridir.

Büyük Kanal projesinde büyük katkısı vardı. Meclis toplantısında “Gerekirse İzmir Büyükşehir Belediye binasını satacağım. Ama yine de Körfez Projesi’nin yapacağım” dedi. Gerçekten de öyle yaptı. Basmane’deki eski otobüs garajını satıp parasını Büyük Kanal Projesi’ne yatırdı. Çünkü Büyük Kanal Projesi durmuştu. İzmir Valiliği önünde Büyük Kanal Projesi’ne destek kumbaraları konmuştu. Çiğli’deki Biyolojik Arıtma Tesisi’ni tamamladı. Büyük Kanal Projesini önemli bir aşamaya getirdi.

 

***

Türkiye geneli siyasette de büyük bir ağırlığı vardı. 24 Ocak 1980 kararları ve ardından gelen uygulamalarla ülkeyi kapitalizmin başat ülkelerinden biri hale getiren dönemin Başbakanı Turgut Özal ile TANSAŞ’lar konusunda ters düşmüştü. Özal, “Biz liberal ekonomiyi savunuyoruz. Sen belediyeye bakkallık yaptırıyorsun” deyip tüm TANSAŞ şubelerini kapatmasını istedi. Özfatura şiddetle karşı çıkarak TANSAŞ’ların sayısını arttırıp ekmek fabrikası da kurdu. Özal baş edemeyeceğini anlayınca, “Ne ters adamsın, ne zaman seveceğin ne zaman tırmalayacağın belli olmuyor” dedi. Bunun üzerine Özfatura da Özal’a  “Adam ol tırmalatma” dedi. İkili arasındaki bu konuşmayı defalarsa bizzat Burhan Özfatura’dan dinledim.

 

 

 

***

Bir başka önemli olay da Süleyman Demirel ile arasında yaşandı. İzmir Metrosu’nun büyük bir hızla ilerlediği Fevzipaşa Bulvarı’nın bir baştan diğer başına kadar kazılı olduğu günlerdi. Esnafın neredeyse dayanacak gücü kalmamıştı. Ama Metro Projesi İzmir için hayati öneme sahipti. Tam da o günlerde Fevzipaşa Bulvarı’ndaki kazılarda Roma dönemine ait kalıntılar bulundu. SİT Kurulu Metro çalışmalarını durdurdu. “Sadece ele sığan küçük aletlerle hassas kazı yapılacak” dedi. Bu şekilde kazıların 50 yılda bitmeyeceği hesaplandı. 

Büyük bir kriz çıktı. Araya dönenim Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel girdi. Demirel, Özfatura’yı arayıp, “Ben rica ediyorum, en azından 6 ay çalışmaları durdurun” dedi.               

Özfatura, Raylı Sistem Daire Başkanı Hanefi Caner’i “Türkiye’nin Cumhurbaşkanı durun diyor. Ne yapalım?” diye sordu. Caner de, “Efendim bir durursak bu kentte 100 yıl metro gelmez” dedi. Bu cevap üzerine Özfatura, “Yürüyün oğlum arkanızdayım” dedi. Hanefi Caner emekliliğini Foça’da yaşıyor. Hikayenin daha da detaylarını isteyen ondan dinleyebilir.

Bugün İzmir’de Metro varsa Özfatura’nın kararlı duruşu sayesindedir.

***

Başlangıcı olan her şeyin bir sonu vardır. Özfatura da bu dünyadaki süresini dün doldurdu. Tüm insanlar gibi doğrularıyla, yanlışlarıyla aramızdan ayrıldı.

İzmir’e yaptığı katkıların küçük bir bölümünü aktardım. 

Ama bence en önemlisi sadece İzmir’e değil tüm Türkiye’ye muhafazakar demokratlığın hoşgörüyle birleştiğinde ne kadar çok kalp kazanabileceğini göstermesi oldu.

Muhafazakar kimliğiyle İzmir gibi muhafazakar iktidarlara muhalifliğiyle öne çıkan bir kentte 10 yıl belediye başkanlığı yaparak kentin tarihinde çok önemli bir yer edindi.

Asla unutulmayacak…

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz