1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. Mülkiyetin hafızası: İzmir Meslek Fabrikası’ndan Mardin Artuklu ve Akkoyunlu Vakıf talanına bir inceleme

Mülkiyetin hafızası: İzmir Meslek Fabrikası’ndan Mardin Artuklu ve Akkoyunlu Vakıf talanına bir inceleme

Bu makale, İzmir’deki tarihi "Tuzakoğlu Un Fabrikası" (Meslek Fabrikası) üzerindeki mülkiyet ihtilafı ile Mardin’in "Yeni Şehir" (Mansoriye) bölgesindeki Artuklu ve Akkoyunlu vakıf arazilerinin özel mülkiyete geçiş sürecini incelemektedir. Çalışma, 1926 kamulaştırma kararlarından 2008 tarihli 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na ve 2011 azınlık vakıfları düzenlemesine kadar geniş bir yasal çerçevede, vakıf hukukunun "vakfiyeye sadakat" ilkesinin güncel ve tarihi ihlallerini analiz eder.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

 Bu makale, İzmir’deki tarihi "Tuzakoğlu Un Fabrikası" (Meslek Fabrikası) üzerindeki mülkiyet ihtilafı ile Mardin’in "Yeni Şehir" (Mansoriye) bölgesindeki Artuklu ve Akkoyunlu vakıf arazilerinin özel mülkiyete geçiş sürecini incelemektedir. Çalışma, 1926 kamulaştırma kararlarından 2008 tarihli 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na ve 2011 azınlık vakıfları düzenlemesine kadar geniş bir yasal çerçevede, vakıf hukukunun "vakfiyeye sadakat" ilkesinin güncel ve tarihi ihlallerini analiz eder.

1. Giriş: İki Şehir, Tek Hukuki Çelişki

Türkiye’de mülkiyet hukuku, özellikle tarihi yapılar söz konusu olduğunda, Cumhuriyet dönemi kanunları ile kadim vakıf hukuku arasında bir gerilim sahasına dönüşmüştür. Bu gerilim, güncel örneklerle çarpıcı bir asimetriyi ortaya koymaktadır:

1. İzmir Örneği: İzmir’de belediye eliyle ihya edilerek kente kazandırılan bir endüstriyel mirasın (Meslek Fabrikası), "vakıf kökeni" gerekçe gösterilerek devredilmesi tartışılmakta ve kentin en önemli gündem maddesi haline gelmektedir.

2. Mardin Örneği: Diğer yanda ise Mardin’de bizzat Türk-İslam mühürleri olan medreselerin ayakta kalması için vakfedilen koca bir mahallenin (Mansuriye / Yalım Köy, bugünkü Yenişehir’in büyük bölümü), özel mülkiyete "talan" yoluyla geçişine sessiz kalınmaktadır.

Bu durum, hukuk uygulamalarındaki çifte standartlı yaklaşımı gözler önüne sermektedir. Söz konusu vakıfların banileri, Anadolu fatihi Sultan Alparslan’ın torunları ve tarihi Mardin kentini kuran Artuklumelikleridir. Mardin antik kentini inşa eden, burayı başkent yapan ve 305 yıl boyunca yöneten bu meliklere ait mülkler üzerine, bugün koca bir "yeni şehir" kurulmuş durumdadır.

Özel mülkiyete geçmiş diğer Artuklu meliklerine ait vakıf malları hakkındaki detaylı araştırmalarıma, Vakıf Şehir Artuklu Mardin kitabımdan ulaşabilirsiniz. Eseri www.talatsimdi.com adresindeki "Yayınlar" bölümünden ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

2. İzmir Örneği: Kamulaştırma mı, Geri İade mi?

İzmir Halkapınar’daki Meslek Fabrikası, 1926 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla belediye tarafından kamulaştırılmış bir taşınmazdır. Ancak 2008 tarihli 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi ("her ne suretle olursa olsun" ibaresi), bu taşınmazın belediyeden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmesine dayanak oluşturmuştur. Burada "Kılıç Hakkı" ve "Kamu Yararı" kavramları, siyasi ve hukuki bir çatışma unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır [1].

3. Mardin’in Kayıp Mirası: Mansoriye ve Kasımiye Vakıfları

Mardin’de durum, İzmir’dekinin aksine, vakıf malının kamuya geçmesi değil, doğrudan "özel mülkiyet tarafından yutulması" şeklindedir.

3.1. Melik Mansur Ahmet ve Mansoriye (Yeni Şehir) Süreci (M.S. 1353-1368)

Artuklu Meliki Mansur Küçük Ahmet döneminde, Mardin’in güney eteklerinde kurulan ve bugün "Yeni Şehir" olarak bilinen bölge, tarihi kaynaklarda Mansoriye olarak anılır.

1. Vakıf Amacı: Melik Mansur Ahmet, Mardin’de inşa ettirdiği medreselerin, darüşşifaların ve sosyal aşevlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla bu köyün ve çevresindeki verimli arazilerin tüm gelirlerini vakfetmiştir.

2. Talan Süreci: 20. yüzyılın ortalarından itibaren kadastro geçişleri sırasında, bu vakıf arazileri "zilyetlik" ve yerel nüfuz kullanımı ile şahıslar adına tescil edilmiştir. Bugün Mardin’in en değerli gayrimenkul alanı olan Yeni Şehir, aslında bir Artuklu medrese vakfiyesinin mülküdür [2].

3.2. Sultan Kasım, Ravza ve Fahriye Hanımların Emaneti

Akkoyunlu hükümdarı Sultan Kasım’ın kız kardeşleri Ravza ve Fahriye Hanımlar, Mardin’in sembolü olan Kasımiye Medresesi’nin iasasi (giderleri) için iki devasa araziyi vakfetmişlerdir.

• Hukuki Durum: Bu iki arazi, vakfiyelerde sınırları ile belirtilmiş olmasına rağmen, günümüzde Mardin modern şehirleşme planı içerisinde parselasyon görerek özel mülkiyete konu edilmiştir. Ayasofya’nın cami olarak açılmasında "Fatih’in Vakfiyesi"ndeki beddua ve vasiyet hatırlatılırken, Ravza ve Fahriye Hanımların medrese talebeleri için bıraktığı bu toprakların özel mülkiyete geçmesine karşı hiçbir idari işlemin yapılmamış olması büyük bir tezat oluşturmaktadır [3].

4. 2011 Düzenlemesi ve "İstimalet"in Yanlış Yorumu

2011 yılında yapılan yasal düzenleme ile Süryani ve Ermeni vakıflarına ait malların (Mor Gabriel Manastırı vb.) iadesi sağlanmıştır. Bu, Artuklu’nun "İstimalet" (hoşgörü) politikasının modern bir tezahürü olarak olumlu bir adımdır. Ancak, bu hoşgörü gösterilirken, şehrin asıl banisi olan Artuklu medrese vakıflarının talan edilen haklarının aranmaması, "Kılıç Hakkı" argümanının sadece seçili yapılar (Ayasofya gibi) üzerinden yürütüldüğünü kanıtlamaktadır [4].

5. Sonuç

Vakıf hukuku bir bütündür. Eğer İzmir’de 100 yıl önceki kamulaştırma "vakıf kökeni" nedeniyle iptal edilebiliyorsa; Mardin’de Artuklu Meliklerinin ve Akkoyunlu hanımefendilerinin medreseler için vakfettiği, bugün ise "Yeni Şehir" olan arazilerin de "vakıf aslına" rücu ettirilmesi hukuki bir zorunluluktur. Aksi takdirde, vakıf hukuku sadece siyasi bir araç olarak kullanılmaya mahkûm kalacaktır.

 

Kaynakça ve Dipnotlar

[1] 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu, Madde 30: "Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun... belediye mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur."

[2] Altun, Ara (1978). "Mardin’de Türk Devri Mimarisi", İstanbul. (Artuklu dönemi Mansoriye yerleşkesinin vakıf kayıtları ve medrese gelirlerine tahsisi üzerine temel eser).

[3] Göyünç, Nejat (1969). "XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı", İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. (Sultan Kasım vakfiyeleri ve Kasımiye Medresesi'ne bağlı köylerin dökümü).

[4] Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA), Mardin Vakfiyeleri Defteri: Melik Mansur ve Ravza/Fahriye Hanım vakfiyelerinin orijinal kayıtları, sınırları ve şartları.

[5] Tugay, Cemil (2024). İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Tutanakları: Meslek Fabrikası'nın hukuki süreci ve 1926 Atatürk imzalı kararnamenin savunulması üzerine beyanlar.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz