Okul yolu, ‘korku yolu’ oldu: Güvenlik için kalıcı çözüm çağrısı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'a yapılan saldırıların ardından İzmir'de de endişe devam ederken, İzmir Eğitim-İş 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen ve Veli-der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Okullarda korku ve endişe devam ederken, kalıcı güvenlik çözümleri için çağrı yapıldı.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE- Geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yapılan okul saldırılarının ardından okullarda endişe devam ediyor. Hem veliler, öğrenciler hem de öğretmenler tedirginliği devam ediyor. Veli-der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, okullarda alınan güvenlik önemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, “Güvenli okul” eylemlerini desteklediklerini ve okullardaki güvenlik önemlerinin artırılması için çağrısı yaptı.
Öte yandan İzmir Eğitim-İş 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen ise, öğretmenlerin kendini güvende hissetmediğini belirterek, okulların önünde bekçi ve polis bekletilmesinin kalıcı bir çözüm olmadığı ve okulların kadrolu güvenlik ihtiyacına dikkat çekti.
ŞEN: “GÜVENDE HİSSETMİYORUZ”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Eğitim-İş 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, öğrencilerin, öğretmenlerin okullara korkarak gittiğinin altını çizerek, “Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları artık münferit değildir; sistematik bir güvenlik zaafının sonucudur. Eğitim kurumları çocuklarımızın en güvenli olması gereken alanlardır. Ancak bugün geldiğimiz noktada öğrencilerimiz okula korkarak gidiyor, velilerimiz endişe içinde, eğitim emekçileri ise kendini güvende hissetmeden görev yapıyor” dedi.
“OKULLARDA KADROLU GÜVENLİK PERSONELİ YOK”
“Devlet okullarında hâlâ kadrolu güvenlik personeli bulunmamaktadır” diyen Şen, “Şehir merkezlerinde dahi güvenlik ihtiyacı geçici personelle, okul aile birliği bütçeleriyle ya da farklı projeler üzerinden karşılanmaya çalışılmaktadır. Güvenlik gibi hayati bir konu geçici çözümlerle, iyi niyetle yürütülemez. Bu durum açık bir kamusal sorumluluk eksikliğidir” diye konuştu.
“OKUL ÖNÜNDE POLİS VE BEKÇİ GÖREVLENDİRİLMESİ KALICI ÇÖZÜM DEĞİL"
Şen, “Okul kapılarına polis veya bekçi görevlendirilmesi ise sorunun kalıcı çözümü değildir. Okulların önünde kolluk kuvveti bulunması başlı başına eğitim ortamı açısından düşündürücüdür. Biz çocuklarımızı güvenlik bariyerleriyle çevrili, olağanüstü hal atmosferinde değil; huzurlu, güvenli ve pedagojik iklimi korunmuş okullarda görmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
“GÜVENLİK HİZMETİ GEÇİCİ PROJELERE BIRAKILAMAZ”
Okullara kadrolu güvenlik hizmeti gelmesi gerektiğini vurgulayan Şen, “Tüm okullara yeterli sayıda kadrolu güvenlik personeli istihdam edilmeli, fiziki güvenlik altyapıları güçlendirilmeli ve okullarda kalıcı personeller ile okul kültürü yeniden sağlanmalıdır. Güvenlik hizmeti velinin bağışına, okul yönetiminin çabasına ya da geçici projelere bırakılamaz. Eğitim kamusal bir haktır. MEB in okullarda güvenliği sağlanması da asli görevidir. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerimizin kendilerini güvende hissedeceği çözümler üretilmelidir” diye konuştu.
KALAFAT: “DİNSEL EĞİTİMİ SİSTEMİN TEK ÇARESİ OLARAK GÖRÜYORLAR”
Veli-der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat ise konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:
Türkiye eğitim sistemi çok uzun yıllardır çok ciddi yapısal krizlerle boğuşuyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz geleceksizlik içerisinde eğitimden umutlarını kesmeye başlamışken yetkililer bu sorunları görmezden gelip kamusal eğitimi her gecen gün niteliksiz hale getirmek için çalışmalarına devam etmektedirler. Bütün sorunların kaynağı olarak manevi değerleri eksik öğrenciler algısını toplumda oluşturup dinsel eğitimi sistemin tek çaresi olarak sunmaya çalışmaktadırlar.
“EN BÜYÜK ENDİŞEMİZ YAYILMA RİSKİ TAŞIYOR OLMASIDIR”
Kalafat, “Ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan ve artık münferit olmaktan çıkan şiddet olayları, eğitim sisteminin tüm sorunlarının önüne geçen büyük bir şiddet sarmalına dönüştürmüştür. Her geçen gün geleceksiz bırakılan çocuklarımız ve gençlerimiz; maruz kaldıkları baskıcı yaklaşımların yansımalarını, devletle en yakın temas kurdukları alan olan okullarda ortaya koymaya başlamışlardır. En büyük endişemiz, bu sınır ihlallerinin bir pandemi gibi yayılma riski taşıyor olmasıdır. Ölümü bir oyun, silahı ve kanı bir film sahnesi gibi algılayan; kendini gerçekleştirme imkânı bulamamış, kayıp kuşak hâline gelme riski taşıyan çocuklarımızın, madde kullanımıyla derinleşen davranış sorunları bugün artık güvenlik önlemleri alınmamış okullarda saldırı, yaralanma ve can kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.
"GÜVENLİ OKUL EYLEMLERİNİ DESTEKLİYORUZ“
İzmirli veliler ve onların temsilcisi VELİDER olarak, öğretmelerimizin başlatmış olduğu “güvenli okul” eylemlerini destekliyoruz” diyen Kalafat, “ Eğitim-öğretim süreçlerinin tüm paydaşlarının katılımıyla bu meselenin acilen çözüme kavuşturulması ve çocuklarımızın güvenliğinin sağlanması temel önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.
YORUMLAR
Yorum Yap