Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Haydaroğlu uyardı: Güzellik ürünlerindeki meme kanseri riskine dikkat
Onkomer Onkoloji Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Egeli Gazete TV’de yaptığı açıklamada, şampuandan ojeye, saç boyasından nemlendiriciye birçok kişisel bakım ürünündeki hangi maddelerin meme kanseri riskini artırdığını anlattı.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kapış kapış satılan kişisel bakım ürünlerinin içeriğindeki bazı kimyasalların meme kanseri riskini yükselttiğini ortaya koyan çalışmalar bilim dünyasında yankı uyandırıyor. Onkomer Onkoloji Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Egeli Gazete TV’de yaptığı açıklamada, şampuandan ojeye, saç boyasından nemlendiriciye birçok kişisel bakım ürünündeki hangi maddelerin meme kanseri riskini artırdığını anlattı.
Prof. Haydaroğlu, meme kanserinin nedenlerini iyi bilmek ve bu nedenleri dikkate alarak hayat biçimini değiştirmenin kadınlar için büyük önem taşıdığını belirtti.
Östrojen hormonunu taklit eden bazı maddelerin kişisel bakım ürünlerinde yer aldığını söyleyen Haydaroğlu, “Kişisel bakım ürünlerinde östrojeni taklit eden ya da östrojen reseptörlerine bağlanıp hücre aktivasyonu yapan ve hücresel çoğalmalara neden olan, DNA hasarı yapabilen ya da DNA'da birtakım değişikler yapan maddeler var. Kremler, losyonlar, şampuanlar. Yani birçok şeyde ojelerde, saç boyalarında, her şeyde bazı maddeler var ki meme kanseri riskini azaltmak için onlara dikkat etmek gerekir” dedi.
Dikkat edilmesi gereken en önemli maddelerden birinin paraben olduğuna dikkat çeken Haydaroğlu, şöyle konuştu:
“Paraben, nemlendirici kremlerde, losyonlarda, şampuanlarda yani birçok bakım ürününde koruyucu olarak kullanılıyor. Koruyucu olarak tercih edilmesinin sebebi ucuz bir madde olmasıdır. Yani aynı görevi yapacak daha pahalı ürünler var.
Maliyet artıyor ve paraben eğer kullanılırsa raf ömrü uzuyor. O nedenle bazı firmalar bu ürünü kullanmak istiyorlar. Ancak paraben ciltten emildiği zaman östrojeni taklit ediyor ve fare deneylerinde de meme kanseriyle ilişkili olduğu gösterilmiş. Bu nedenle bazı Avrupa ülkeleri paraben kullanımını yasakladı. Türkiye’de sınırlı miktarda kullanımına izin veriliyor.”
“ETİKET OKURYAZARI OLUN!”
Haydaroğlu, kişisel bakım ürünlerindeki meme kanseri riskinden korunmak için etiket okur yazarı olmanın önemine işaret ederek, etiketlerinde küçük puntolarla yazılmış metil paraben, etil paraben gibi ifadelerin yer aldığı ürünlerden uzak durulması gerektiğini dile getirdi.
Aynı ürünün çok yoğun şekilde aylarca, yıllarca kullanımının da tehlikeli olabileceğini anlatan Haydaroğlu, “Hangi krem, şampuan olursa olsun ömür boyu kullanmayın. Bu benim kremim, bu benim parfümüm, bu benim şampuanım yok. Arada değiştireceksiniz. Her birinin içinde bir madde var ve o maddenin birikimi vücudumuza ters gelebilir. Yani bu genel prensip olarak arada parfümü değiştirmek, kremi değiştirmek iyidir” dedi.
FİTALATA DA DİKKAT!
Meme kanserinden korunmak için uzak durulması gereken bir diğer maddenin de fitalat olduğunu söyleyen Haydaroğlu, şöyle devam etti:
“Fitalatların koku verici özelliği var. Parfümler, şampuanlar, kremler de kokulu. Onların hepsine fitalatlar girebilir. Fitalatlar östrojen reseptörüne bağlanarak hücresel aktivasyonu yapıyorlar ve kanserleşmenin bir başlangıcı olabiliyor ve DNA üzerinde epigenetik değişiklikler yapabiliyorlar. Ama bu ürünlerde fitalat yazmıyor içindeki maddelerde. Ne yazıyor? Mesela DEP, birtakım baş harfler. Bu zararlıların bir listesinin elimizde olması gerekiyor.”
Triklosan adlı sentetik kimyasalın da antibakteriyel sabunlarda, şampuanlarda yer aldığını dile getiren Haydaroğlu, “Bu ürünler daha uygun fiyatlı oluyor. Daha uygun fiyatlı oluyor ama evinizde sert sabun kullanın. Çünkü sıvı sabunlar ince bir tabaka halinde, cildinizde kalabilir. Cilt bunu emebilir. İçinde de bir şeyler varsa zararlı, onları da emebilir. Evinizde rutin kullanımınızda sert sabun kullanımı önemli. Yabancı bir yerde ise sıvı sabun antibakteriyel özelliği nedeniyle tercih edilebilir” diye konuştu.
Haydaroğlu, kişisel bakım ürünlerindeki parfüm ya da fragrance ibaresinin de onlarca maddenin bileşimini ifade edebildiğini ancak bunlar arasında kanserojen maddelerin de bulunabileceğini hatırlattı.
KALICI SAÇ BOYALARINDAKİ TEHLİKE
Kalıcı saç boyalarının uzun yıllar kullanımının da tehlikeli olabileceğini vurgulayan Haydaroğlu, “Kalıcı saç boyalarının içinde yine DNA'yı etkileyebilecek ya da östrojeni taklit edebilecek bazı maddeler olabiliyor. Fitalatlar olabiliyor. Biz kanserli hastalarımıza bitkisel boyaları öneriyoruz. Yani ama bu boyalar saçında bir müddet bekliyor ya onlar emiliyor saçlı deriden. O yüzden yine kesin meme kanseri yapar diyemeyiz ama onların dikkatli kullanımıyla riskleri azaltabiliriz” dedi.
Haydaroğlu, gereksiz saç boyama uygulamasından uzak durulması önerisnde ibulunarak, şöyle konuştu:
“Saçın doğal rengi bozulmadan erken yaşlarda saç boyamamakta çok büyük yarar var. Ne renk olursa olsun kendi rengi olsun diyorum ben. Gençlere saç rengi değiştirmelerini hiç tavsiye etmiyorum. Çünkü belli bir yaştan sonra beyazları örtmek için zaten boyalar kullanılıyor.”
ERKEKLERE TIRAŞ KÖPÜĞÜ UYARISI!
Kişisel bakım ürünlerindeki meme kanseri riskinin sadece kadınları değil erkekleri de tehdit ettiğini anlatan Haydaroğlu, “Parabendeki östrojen etki önemli. Paraben tıraş köpüklerinde de var. Hangi erkek östrojenik etkiye maruz kalmak ister? Paraben zararlı bir şey. Keşke yasak olsa, umarım çok sıkı kontroller yapılıyordur. Ben şahsen hiç kullanılmamasını istiyorum” diye konuştu.
Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, meme kanserinden korunmak için etiket okuryazarlığının çok büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.
YORUMLAR
Yorum Yap