1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Sağlık
  4. Sonbaharla birlikte influenza uyarısı: Belirtiler başladıysa ilk 48 saate dikkat

Sonbaharla birlikte influenza uyarısı: Belirtiler başladıysa ilk 48 saate dikkat

Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin yayılmasını kolaylaştırabiliyor.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin yayılmasını kolaylaştırabiliyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, influenzanın temel olarak A ve B tipleriyle mevsimsel gribe neden olduğunu belirtti. Virüsün genetik yapısının zaman içerisinde değişebildiğini ifade eden Koyunseven, bu nedenle grip aşılarının da her yıl güncellendiğini söyledi.

Influenzanın ani başlayan ateş, kuru öksürük ve kas ağrılarıyla ortaya çıkabildiğini belirten Koyunseven, boğaz ağrısı, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve bulantının da görülebileceğini aktardı. Koyunseven, 65 yaş üzerindekiler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişilerde hastalığın daha ağır seyredebildiğini vurguladı.

Uzman, influenzadan korunmak için 7 önemli önlem bulunduğunu belirtti.

GRİP AŞISINI İHMAL ETMEYİN

Influenzadan korunmada en etkili yöntemlerden birinin yıllık grip aşısı olduğunu belirten Koyunseven, virüsün zaman içerisinde değişebilmesi nedeniyle aşı içeriğinin dolaşımdaki virüslere ilişkin küresel veriler doğrultusunda her yıl güncellendiğini söyledi.

Genel olarak 6 ay ve üzerindeki, aşıya engel bir durumu bulunmayan kişilerin yıllık influenza aşısı yaptırmasında fayda bulunduğunu belirten Koyunseven, özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde aşının hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltmada önemli olduğunu ifade etti.

Aşı sonrası antikor korumasının en yüksek seviyeye ulaşmasının yaklaşık 2 hafta sürdüğünü belirten Koyunseven, Kuzey Yarımküre’de aşının influenza aktivitesi başlamadan önce, tercihen ekim ayı sonuna kadar uygulanması gerektiğini söyledi. Ancak bu dönemi kaçıran kişilerin influenza sezonu devam ettiği sürece aşı olabileceğini belirtti.

SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENİN

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin bağışıklık sisteminin normal işlevlerini destekleyerek vücudun enfeksiyonlara karşı doğal savunmasına katkı sağladığı belirtildi.

Özellikle taze sebze ve meyvelerden zengin, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin bağışıklık yanıtı için gerekli vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin karşılanması açısından önem taşıdığı ifade edildi.

Sağlıklı beslenmenin tek başına influenzadan korumadığı, aşılama ve diğer koruyucu önlemlerin yerini tutmadığı da vurgulandı.

UYKU DÜZENİNE DİKKAT

Uyku düzeninin de bağışıklık sistemi açısından önemli olduğu belirtildi. Yetersiz ve kalitesiz uykunun bağışıklığı zayıflatarak enfeksiyon riskini artırabileceği ifade edildi.

Özellikle sonbahar ve kış aylarında influenza gibi solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğü dönemlerde düzenli ve yeterli uykunun bağışıklık savunmasına destek olduğu kaydedildi.

EL HİJYENİNİ İHMAL ETMEYİN

El hijyeninin influenza virüsünün eller aracılığıyla göz, burun ve ağız mukozasına taşınmasını önlemeye yardımcı olduğu belirtildi.

Ellerin su ve sabunla düzenli olarak yıkanması, uygun durumlarda ise alkol bazlı el antiseptiği kullanılması bulaş riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Özellikle öksürme, hapşırma veya ortak yüzeylere temas sonrasında ellerin temizlenmesi ve yıkanmamış ellerle göz, burun ve ağıza dokunulmaması önerildi.

HASTA KİŞİLERLE YAKIN TEMASTAN KAÇININ

Influenza, öksürme ve hapşırma sonrasında ortaya çıkan solunum parçacıklarıyla kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle hasta kişilerle yakın temastan mümkün olduğunca kaçınılması ve hastalık belirtileri bulunan kişilerin dinlenerek evde kalması bulaşın azaltılmasında önem taşıyor.

Özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda yakın temasın azaltılması önerildi.

KAPALI ORTAMLARI HAVALANDIRIN

Kapalı ve kalabalık ortamların düzenli olarak havalandırılması, havadaki solunum parçacıklarının yoğunluğunu azaltarak influenza gibi solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşma riskinin düşürülmesine yardımcı olabiliyor.

Ev, iş yeri, sınıf ve diğer kapalı alanlarda pencerelerin sık sık açılarak temiz hava girişinin sağlanması önerildi.

MASKE KULLANIN

Maskelerin öksürme, hapşırma, konuşma ve solunum sırasında çevreye yayılan solunum parçacıklarının yayılımını ve kişisel maruziyeti azaltmaya yardımcı olduğu belirtildi.

Maskenin ağız ve burnu tamamen kapatacak şekilde doğru kullanılması gerektiği vurgulanırken, influenza korunmasında maskenin tek başına yeterli olmadığı, el hijyeni, düzenli havalandırma, hasta kişilerle yakın temastan kaçınma ve aşılama gibi önlemlerle birlikte uygulanması gerektiği ifade edildi.

BELİRTİLER BAŞLADIĞINDA İLK 48 SAAT ÖNEMLİ

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, influenza tedavisinde antiviral ilaçların hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Koyunseven, “Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir” dedi.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz