Uzmandan kentsel dönüşüm kredisi uyarısı: Hukuki destek imza öncesi alınmalı
Dünya Bankası destekli kentsel dönüşüm kredisi uygulamasının, finansman açısından önemli avantajlar sunduğunu ancak tek başına kapsamlı bir çözüm olmadığını belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Kaplan, hak kaybı yaşanmaması için vatandaşların sözleşme imzalamadan önce hukuki destek alması gerektiğini söyledi.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
Dünya Bankası destekli kentsel dönüşüm kredisi uygulamasının, finansman açısından önemli avantajlar sunduğunu ancak tek başına kapsamlı bir çözüm olmadığını belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Kaplan, hak kaybı yaşanmaması için vatandaşların sözleşme imzalamadan önce hukuki destek alması gerektiğini söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, İzmir'in de aralarında bulunduğu yedi pilot ilde uygulanan "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" kapsamında sağlanan kredi desteğini değerlendiren Kaplan, sistemin kentsel dönüşüm sürecinde önemli bir değişim yarattığını ifade etti.
Malikler sürecin merkezine geliyor
Kaplan, yeni modelde geleneksel kat karşılığı sistem yerine, mülk sahiplerinin işveren konumuna geçtiği götürü bedelli yapım sözleşmelerinin öne çıktığını belirtti. Kredinin doğrudan hak sahibinin hesabına yatırıldığını ve inşaatın ilerleme durumuna göre kontrollü şekilde yükleniciye aktarıldığını söyleyen Kaplan, bu yöntemin sürece daha güçlü bir denetim sağladığını dile getirdi.
Pilot uygulamanın şu aşamada yalnızca belirlenen yedi ilde hayata geçirildiğini hatırlatan Kaplan, uygulamanın makro ölçekte bir çözümden çok yeni bir finansman modelinin test edilmesi niteliği taşıdığını ifade etti. Düşük faiz oranı, uzun vade ve ilk yıl geri ödemesiz ödeme planının ise vatandaşlar için önemli avantajlar sunduğunu kaydetti.
En kritik süreç sözleşme öncesi
Kentsel dönüşüm sürecinde en büyük risklerin hukuki aşamalarda ortaya çıktığını belirten Kaplan, riskli yapı raporuna yönelik 15 günlük itiraz süresinin ve paylaşım esaslarının belirlendiği sürecin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Açık artırma aşamasında belirlenen rayiç bedellerin beklentilerin altında kalabildiğini ifade eden Kaplan, teslim gecikmeleri, eksik işler, tapu iptali ve ruhsat davalarının en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında yer aldığını söyledi.
Kaplan, vatandaşların hak kaybı yaşamaması için hukuki desteğin anlaşmazlık çıktıktan sonra değil, sözleşme imzalanmadan önce alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle paylaşım cetveli, teslim süresi, gecikme cezaları, arsa payı devri, teminat hükümleri ve kredili modele ilişkin hak ediş şartlarının sözleşmelerde ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini belirtti.
YORUMLAR
Yorum Yap