Avrupa'nın dünyaca ünlü ürologları İzmir'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “giderlerse gitsinler” dediği günden bu yana yüzlerce sağlık çalışanının başka ülkelere gittiği bir gerçek.

Bu yüzden de hastanelerde birçok branşta açık var. Böyle olunca da MHRS’den randevu alamıyorsun. Bulduğunuz zaman da MR ve Tomografi gibi birçok tektik için aylarca sonrasına gün verildiğini hepimiz biliyoruz.

Sonuçta ülkmizde sağlık anlamında hep can sıkıcı şeyler duyuyoruz.

Ama ben size bu hafta, Erdoğan’ın “ giderlerse gitsinler” sözünden sonra ülkemizde “hayır ben vatanımda kendi hastalarıma şifa olacağım” diyen yüzlerce idealist doktorun olduğu da hatırlatmak istiyorum.

Size bugün Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Üroloji Bölümü'nün çok değerleri hocalarının uzun çalışmalar ve hazırlıklar sonrasında gerçekleştirdikleri bir bilimsel toplantıyı aktaracağım.

***

Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde yapılan ve Türkiye’de bu ölçekte ilk kez  gerçekleştirilen organizasyona dünyaca ünlü  Avrupalı ürologlar da katıldı. Toplantıya Prof. David Ralph (University College London Hospitals (UCLH) Androlojid Başkanı ve ESGURS Başkanı), Dr. Marjan Waterloos (EAU Ürolojik Travma Kılavuz Paneli Başkanı ve ESGURS Yönetim Kurulu Üyesi), Dr. Pankaj Joshi  (Kulkarni Uro Surgery Pune Rekonstrüktif Üroloji Merkezi UROKUL, GURS Yönetim Kurulu Üyesi), Dr. Félix Campos Juanatey’nin de (Marqués de Valdecilla Üniversite Hastanesi, ESGURS Yönetim Kurulu Üyesi) bulunduğu Avrupa’dan 197 ürolog ile 204 fiziksel ve 228’online olmak üzere 432 Ürolog katıldı.

 İki gün süren bilimsel programda, güncel cerrahi teknikler canlı ve yarı canlı ameliyat uygulamaları da gerçekleştirildi.

 Uluslararası alanda deneyimli konuk cerrahlar tarafından gerçekleştirilen 2 adet Penil Protez ve 3 adet Üretroplasti operasyonu, canlı cerrahi oturumlarıyla konferans salonuna ve online platforma eş zamanlı olarak aktarıldı.

***

Benim aldığım bilgilere göre canlı cerrahiyi gerçekleştiren Avrupalı ürologların Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nin ameliyathanelerini çok temiz ve modern buldukları, kendilerine eşlik eden sağlık personelinin de son derece başarılı bulduklarını defalarca söylemeleri oldu.

Zaten Ozan Bozkurt Hocamla da konferans öncesi röportajımızda, “Bu düzeyde bir toplantı Türkiye’de ilk kez gerçekleştiriliyor. Avrupa’daki ve Türkiye’deki meslektaşlarımızla yeni teknikleri paylaşmak, canlı cerrahi oturumlarıyla bilgi aktarımını güçlendirmek istedik. İki gün boyunca program çok yoğun ama bir o kadar da başarılı geçti. Bu bilimsel toplantılar gerek üniversitemiz gerekse ülkemiz adına üroloji branşımıza çok büyük katkılar sağlamıştır. Tıp alanında dünyadan geri değiliz. Üroloji dalında Avrupa ve dünyadaki meslektaşlarımızı tedavi ve teşhislerinden, kullandığımız tıbbi cihazlar olarak da daha iyi olduğumuzu düşünüyorum’’ demişti.

Kongrede aralarında Türk ve yabancı ürologların sohbetleri ve bilgi alışverişleri görülmeye değerdi.

***

Ben 2000 yılından bugüne kadar Dokuz Eylül üniversitesi Üroloji bölümünde tedavi görüyorum. Her  altı ayda birde 1 gece misafir oluyorum. Bu zamanda onlarca asistan, uzman oldu şimdi Türkiye’nin çeşitli hastanelerinde görev yapıyor.

Neredeyse tamamını bu kongreyi izlerken ve söyleşilerini gördüm.

İşte bu gençler yarının profösörleri olacak. Hepsini ayrı ayrı kutluyorum.

Dünyaca ünlü doktorların ülkemize gelip konferanslara katılması ve Türk hocalarla bilgi alışverişinde bulunması Türk tıbbı açısından son derece önemli ve yararlı olduğunu düşünüyorum.

Uluslararası bu kongrenin İzmir’de düzenlenmesini sağlayan ve emeği geçen yapan DEÜ Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi, Üroloji Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Avrupa Üroloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof.. Dr. Ozan Bozkurt,  Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji bölümü öğretim üyeleri, Prof. Dr. Adil Esen, Prof. Dr. İlhan Çelebi, Prof. Dr. Uğur Mungan, Doç. Dr. Volkan Şen ve Öğetim Üyesi Dr. Selçuk Özer’e ne kadar teşekkür etsek azdır.

Eminim iyileştirdiğiniz ve hala tedavilerini üstlendiğiniz binlerce hastanız da sizlerle gurur duyuyor.

Elbette 2000 yılından bu güne kadar, hastalığımın tedavisi için emek veren hocam, Prof. Dr. Ozan Bozkurt ve ekibine binlerce teşekkürler.

İyi ki varsınız sevgili hocalarım.

-------------

Şükrü AKIN