ADD Karşıyaka’dan Tugay’a rest: Küçümsenmemizi kabul etmiyoruz
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karşıyaka Şube Başkanı Ufuk Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ADD üyeliğinden istifasına ilişkin açıklamalarına tepki göstererek, “Bizim itirazımız Sayın Tugay’ın üyelikten ayrılmasına değildir. Bizim itirazımız, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin ‘sadece bir dernek’ gibi gösterilerek küçümsenmesinedir” dedi.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
ELANUR SARIKAYA/EGELİ GAZETE- Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karşıyaka Şube Başkanı Ufuk Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın dernek üyeliğinden istifası ve sonrasında yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, Tugay’ın üyelikten ayrılmasının kendi tercihi olduğunu belirterek, ADD’nin tarihinin ve verdiği mücadelenin küçümsenmesini kabul etmediklerini söyledi. ADD’nin yalnızca bir şubeden ibaret olmadığını vurgulayan Yıldırım, derneğin geçmişte ağır bedeller ödediğini ifade etti.
“İTİRAZIMIZ ÜYELİKTEN AYRILMASINA DEĞİL”
Yıldırım, Tugay’ın ADD üyeliğinden istifa etmesine ilişkin, “Her vatandaşımızın istediği derneğe üye olma, üyeliğini sürdürme ya da sonlandırma hakkı vardır. Bizim itirazımız Sayın Tugay’ın üyelikten ayrılmasına değildir. Bizim itirazımız, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin ‘sadece bir dernek’ gibi gösterilerek küçümsenmesinedir. Atatürkçü Düşünce Derneği’ni yalnızca bir ilçedeki şubeden ibaret görmek, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır emek veren üyelerimizin mücadelesini yok saymaktır. Aynı zamanda bu kurumun tarihini, kuruluş amacını ve taşıdığı sorumluluğu görmezden gelmektir. Biz derneğimizin küçümsenmesini kabul etmiyoruz. Çünkü ADD’nin tarihi sıradan bir dernek tarihinden ibaret değildir. Bu tarih, büyük bedeller ödenerek yazılmıştır” dedi.
“ADD’NİN TARİHİ AĞIR BEDELLERLE YAZILDI”
ADD’nin kuruluş sürecine ve geçmişte hayatını kaybeden yöneticilerine dikkati çeken Yıldırım, “Atatürkçü Düşünce Derneği, 19 Mayıs 1989 tarihinde Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öncülüğünde kurulmuştur. Kuruluşumuzdan yaklaşık sekiz buçuk ay sonra Muammer Aksoy evinin önünde katledilmiştir. Kurucularımızdan Prof. Dr. Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990 tarihinde bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı da yine bir suikast sonucu aramızdan alınmıştır. Dolayısıyla bugün burada sadece bir dernekten söz etmiyoruz. Biz, geçmişinde ağır bedeller bulunan bir Cumhuriyet kurumundan söz ediyoruz. Derneğimizin tarihi, kurucularımızın ve üyelerimizin verdiği mücadeleyle şekillenmiştir. Bu kurum, bedelini canıyla ödeyen insanların bizlere bıraktığı bir emanettir” diye konuştu.
“KÜÇÜMSEYİCİ İFADELER KABUL EDİLEMEZ”
Yıldırım, ADD’ye yönelik ifadelerin yalnızca mevcut yönetime değil, derneğin geçmişine de yönelik olduğunu belirterek, “Bu emaneti kişisel tartışmaların, siyasi hesapların veya günlük polemiklerin konusu haline getirmeyi doğru bulmuyoruz. Hangi makamda bulunursa bulunsun hiç kimsenin, bu kurumun tarihini ve taşıdığı değerleri küçümseme hakkı olduğunu düşünmüyoruz. Sayın Cemil Tugay’ın ADD üyeliğini sonlandırması kendi tercihidir ve buna saygı duyuyoruz. Ancak bir dönem üyemiz olmuş bir kişinin, ADD’nin tarihini, verdiği mücadeleyi ve taşıdığı sorumluluğu daha yakından tanımış olmasını beklerdik. Çünkü derneğimiz hakkında kullanılan küçültücü ifadeler yalnızca bugün görev yapan yönetime yönelik değildir. O ifadeler, yıllardır bu kurumda emek veren üyelerimize, kurucularımıza ve ADD’nin tarihine de yöneliktir. Bizim mücadelemiz bir isimle, bir makamla ya da bir siyasi partiyle sınırlı değildir. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin değerlerinin kişisel veya siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ATATÜRKÇÜ KELİMESİNDEN RAHATSIZ OLANLAR OLABİLİR”
Atatürkçülüğün kendileri açısından yalnızca bir isim olmadığını vurgulayan Yıldırım, “Atatürkçü kelimesinden rahatsız olanlar varsa rahatsız olabilirler. Biz bundan geri adım atmayacağız. Çünkü Atatürkçülük bizim için yalnızca bir isim değildir. Bir düşüncedir, bir yaşam anlayışıdır ve Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkma sorumluluğudur. Biz burada bir makam, bir koltuk ya da bir rozet için bulunmuyoruz. Biz, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet değerlerini savunmak için buradayız. Bu uğurda geçmişte bedel ödeyenler olmuştur. Gerektiğinde bu sorumluluğu taşımaya ve mücadelemizi sürdürmeye de hazırız” dedi.
“CUMHURİYET MAKAMLARINDA GÖREV YAPANLARIN SORUMLULUĞU VAR”
Cumhuriyet makamlarında görev yapanların tarihsel sorumluluğuna işaret eden Yıldırım, “Cumhuriyetin makamlarında görev yapan herkesin, bu Cumhuriyetin kurucusuna ve temel değerlerine karşı bir sorumluluğu vardır. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bu ülkenin bağımsızlığı ve Cumhuriyet için büyük bir mücadele vermiştir. Bugün Cumhuriyetin makamlarında görev yapanların, Cumhuriyetin kurucusuyla ve onun ortaya koyduğu değerlerle olan ilişkisini bu tarihsel sorumluluk çerçevesinde değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizim açımızdan bu sorumluluk makamdan makama değişmez. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak yalnızca belirli kişi veya kurumların görevi değildir. Bu değerler hepimizin ortak sorumluluğudur. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel niteliklerini korumak ve savunmak gerektiğine inanıyoruz. ADD olarak bu sorumluluğu taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“BUGÜNE KADAR ŞİKAYET İLETİLMEDİ”
Tugay’ın “yönetimle anlaşamadım” şeklindeki gerekçesine de değinen Yıldırım, “ADD Karşıyaka Şubesi’ni yaklaşık altı buçuk yıldır yönetiyoruz. Bu süre içerisinde Sayın Cemil Tugay tarafından ne şube yönetimimize ne de ADD Genel Merkezimize yönetimimizle ilgili herhangi bir sorun veya şikayet iletilmiş değildir. Bugün ‘yönetimle anlaşamadım’ şeklinde bir gerekçenin dile getirilmesi doğal olarak kamuoyunda bazı soruları beraberinde getiriyor. Madem böyle bir anlaşmazlık vardı, neden daha önce dile getirilmedi? Neden bugüne kadar şube yönetimimize ulaşan bir itiraz olmadı? Neden ADD Genel Merkezi’ne bu konuda bir başvuru yapılmadı? Özellikle ülke ve İzmir gündeminde son günlerde yaşanan siyasi gelişmelerin ardından böyle bir açıklamanın yapılması, bu soruların kamuoyu tarafından sorulmasına neden oluyor. Bu soruların yanıtını vermek ise bize değil, bu kararı alanlara düşmektedir” ifadelerini kullandı.
“ADD HERHANGİ BİR SİYASİ PARTİNİN KURUMU DEĞİLDİR”
ADD’nin ülke genelindeki örgütlenmesine ilişkin bilgi veren Yıldırım, “Atatürkçü Düşünce Derneği yalnızca Karşıyaka’da faaliyet gösteren bir yapı değildir. İzmir’de 30 şubemiz, Türkiye genelinde 357 şubemiz ve 53 temsilciliğimiz bulunmaktadır. Üye sayımız 90 binin üzerindedir. Bizim mücadelemiz Karşıyaka ile sınırlı değildir. İzmir’le de sınırlı değildir. Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkan üyelerimiz bulunmaktadır. ADD herhangi bir siyasi partinin kurumu değildir. Bizim bağlı olduğumuz temel değerler Cumhuriyet, Atatürk ilke ve devrimleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesidir” dedi.
YORUMLAR
Yorum Yap