Basmane'nin yüz yıllık mirası çocukların ellerinde yeniden hayat buldu
İzmir'in köklü tekstil geçmişinin simgelerinden biri olan basmacılık geleneği, Basmane'de yeniden canlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tarihi Fatma Mustafa Hasdemir Konağı'nda kurulan Basma Kalıp Deneyim Atölyesi, çocukları hem geleneksel baskı sanatıyla hem de dünyaca ün kazanan İzmir kırmızısının hikâyesiyle buluşturuyor.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
İzmir'in köklü tekstil geçmişinin simgelerinden biri olan basmacılık geleneği, Basmane'de yeniden canlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tarihi Fatma Mustafa Hasdemir Konağı'nda kurulan Basma Kalıp Deneyim Atölyesi, çocukları hem geleneksel baskı sanatıyla hem de dünyaca ün kazanan İzmir kırmızısının hikâyesiyle buluşturuyor.
Bir dönem Avrupa'nın sırrını çözebilmek için büyük çaba harcadığı İzmir kırmızısının doğduğu Basmane'de düzenlenen atölye çalışmaları, geçmişin üretim kültürünü yeni nesillere aktarıyor. Çocuklar, geleneksel yöntemlerle hazırlanan ahşap baskı kalıplarıyla kumaşlara desen basarken, İzmir'in tekstil tarihine yön veren bu özel rengin öyküsünü de masalsı bir anlatımla dinliyor.
Heykeltıraş Caner Çoban tarafından geleneksel tekniklerle hazırlanan baskı kalıpları kullanılırken, İzmir kırmızısının serüveni ise restoratör Büşra Kaya'nın hazırladığı hikâyeler aracılığıyla çocuklara aktarılıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje; Sosyal Hizmetler, Kadın ve Aile Hizmetleri ile Kültür ve Sosyal İşler daire başkanlıklarının yanı sıra Türk Kadınlar Birliği İzmir Şubesi ve İzmir Kalkınma Ajansı iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Şube Müdürü Ayşegül Güngören, amaçlarının Basmane'ye adını veren basmacılık geleneğini yeniden günlük yaşamın bir parçası haline getirmek olduğunu belirterek, kültürel mirasın en etkili şekilde deneyimlenerek öğrenilebileceğini söyledi. Çalışmalara özellikle çocuklarla başladıklarını ifade eden Güngören, atölyeye gösterilen ilginin ailelere de yayıldığını, yetişkinlere yönelik etkinlikler için de talepler almaya başladıklarını dile getirdi.
Projeye ilk olarak meslek yüksekokulu öğrencileriyle başladıklarını anlatan Güngören, çocuklarla yapılan çalışmaların ardından İzmir'e özgü yeni tasarım ve üretim fikirlerinin ortaya çıkabileceğini gördüklerini belirtti.
Tarihi baskı kalıpları yeniden kullanılıyor
Atölyede kullanılan baskı kalıpları da İzmir'in üretim geçmişine ışık tutuyor. Kalıpların büyük bölümünün, İzmirli basma ustası Ahmet Hepdoğru'nun atölyesinde kullanılan özgün örneklerden yeniden üretildiğini belirten Güngören, yaklaşık 100 yıllık geçmişe sahip bu eserlerin Hepdoğru ailesinin katkısıyla Dokuz Eylül Üniversitesi arşivine kazandırıldığını söyledi.
Geçmişte kullanılan kalıpların bugün yeniden üretime dahil edilmesinin kültürel mirasın yaşatılması açısından önemli olduğunu vurgulayan Güngören, geleneksel bilgi birikimini günümüz tasarım anlayışıyla buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
Üniversiteler ve tasarımcılarla yeni projeler planlanıyor
Deneyim atölyesinin ilerleyen süreçte daha geniş bir üretim ağına dönüşmesi hedefleniyor. Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve tasarımcılarla yeni iş birlikleri planladıklarını aktaran Güngören, Basmane'nin yeniden üretim ve tasarım merkezi kimliği kazanmasını amaçladıklarını ifade etti.
Avrupa'nın peşinden koştuğu İzmir kırmızısı
Atölyede çocuklara yalnızca baskı teknikleri değil, İzmir'in tekstil tarihindeki en önemli değerlerden biri olan İzmir kırmızısı da anlatılıyor.
Ege Bölgesi'nde yetişen kızıl kök bitkisinden elde edilen bu özel rengin kumaşa uygulanabilmesi için yaklaşık 36 ayrı işlem gerektiğini belirten Güngören, üretim sürecinin oldukça zahmetli olduğuna dikkat çekti.
Bir dönem Vasıf Çınar Meydanı'ndan denize kadar uzanan Boyacı Deresi çevresindeki atölyelerde üretilen İzmir kırmızısının, Osmanlı döneminde uluslararası ün kazandığını söyleyen Güngören, Avrupa ülkelerinin bu rengin sırrını öğrenebilmek için İzmir'e uzmanlar gönderdiğini, tarihi kaynakların da bunu doğruladığını ifade etti.
Bir bardak su için geldiler, atölyeye hayran kaldılar
Etkinliğe katılan 9 yaşındaki Rümeysa Kurt ise atölyeyi tamamen tesadüfen keşfettiklerini anlattı. Arkadaşlarıyla oyun oynarken susadıkları için konağa girdiklerini söyleyen Kurt, içeride düzenlenen etkinliği görünce büyük ilgi duyduklarını belirtti.
Daha önce hiç ahşap baskı yapmadığını ifade eden küçük öğrenci, kumaş üzerine çiçek desenleri bastığını ve yaptığı çalışmayı yastık kılıfına dönüştürmek istediğini söyledi. Yeniden atölyeye katılmak istediğini de sözlerine ekledi.
Basmane'nin üretim kültürü geleceğe taşınıyor
Adını geçmişte bölgede faaliyet gösteren basma atölyelerinden alan Basmane, 18. ve 19. yüzyıllarda İzmir'in en önemli tekstil ve ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıktı. Bugün Fatma Mustafa Hasdemir Konağı'nda sürdürülen çalışmalar ise yalnızca unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı yaşatmıyor; aynı zamanda İzmir'in üretim kültürünü çocukların ellerinde yeniden canlandırarak gelecek kuşaklara aktarıyor.
YORUMLAR
Yorum Yap