1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Güncel
  4. İzmir barosu’ndan sokak hayvanları için yaşam hakkı vurgusu

İzmir barosu’ndan sokak hayvanları için yaşam hakkı vurgusu

İzmir Barosu Başkanlığı, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sokakta yaşayan hayvanların karşı karşıya olduğu uygulamalara dikkat çekerek mevcut politikaları eleştirdi. Açıklamada, hukukun yaşamı ortadan kaldırmanın değil, yaşamı korumanın aracı olduğu vurgulandı.

  • | Son Güncelleme:
  • | İzmir'de Son Dakika

İzmir Barosu Başkanlığı, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sokakta yaşayan hayvanların karşı karşıya olduğu uygulamalara dikkat çekerek mevcut politikaları eleştirdi. Açıklamada, hukukun yaşamı ortadan kaldırmanın değil, yaşamı korumanın aracı olduğu vurgulandı.

Baro tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye’de sokakta yaşayan hayvanlara yönelik sorunların kaynağının hayvanların varlığı değil, uzun yıllardır uygulanmayan kısırlaştırma, denetimsiz üretim, terk edilme ve yetersiz bakım politikaları olduğu ifade edildi. Kamu yönetiminin sorumluluklarını yerine getirmediği, bunun yerine hayvanların hedef haline getirildiği belirtildi.

Açıklamada, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından sahada yaşanan uygulamalara da değinilerek, yasanın bütüncül biçimde uygulanmadığı, bakım, tedavi ve rehabilitasyon yükümlülüklerinin geri planda bırakıldığı savunuldu. Toplama uygulamalarının öne çıkarılmasının ise yaşam hakkı açısından ciddi sorunlar doğurduğu ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara atıf yapılan değerlendirmede, sokakta yaşayan hayvanların büyük bölümünün toplandığının ifade edildiği hatırlatılarak, bu hayvanların hangi koşullarda tutulduğu, sağlık durumları ve akıbetlerine ilişkin kamuoyuna şeffaf bilgi verilmesi gerektiği soruları yöneltildi.

Baro açıklamasında ayrıca, bazı barınaklara ilişkin basına ve kamuoyuna yansıyan görüntüler ile ihbarların, hayvanların açlık, hastalık ve ihmal koşullarında tutulduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Bazı bölgelerde ortaya çıkan toplu mezar iddialarının ise yaşam hakkı ihlallerinin boyutuna ilişkin ciddi endişe yarattığı ifade edildi.

Yeterli altyapı ve uygun yaşam alanları oluşturulmadan yürütülen toplama politikalarının kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, barınakların rehabilitasyon merkezleri olması gerekirken “yaşamdan koparılan alanlara” dönüştüğü iddia edildi.

Açıklamada, denetimsiz hayvan üretimi ve terk edilme sorununa karşı etkili bir mücadele yürütülmediği, merdiven altı üretim ve satışın sürdüğü ifade edilirken, barınaklardan sahiplenmenin zorlaştırılmasının da çözüm yaklaşımıyla çeliştiği belirtildi.

Hayvanlara yönelik şiddetin toplumsallaşmasına da dikkat çekilen açıklamada, kullanılan dilin sertleşmesinin hem hayvanlara hem de hayvanları koruyan yurttaşlara yönelik nefret ve hedef göstermeyi artırdığı ifade edildi. Cezasızlık ve düşmanlaştırmanın toplumsal barışı zedelediği vurgulandı.

İzmir Barosu, hayvanları besleyen, bakım sağlayan ve tedaviye ulaştıran yurttaşların toplumun vicdanı olduğunu belirterek, sivil toplum ve gönüllülerin sürecin çözümünde önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.

Açıklamanın sonunda ise sokakta yaşayan hayvanların sahipsiz değil hak sahibi olduğu vurgulanarak, gerçek çözümün toplama ve kapatma politikalarında değil; kısırlaştırma, tedavi, rehabilitasyon, üretim denetimi ve sahiplendirme süreçlerinin güçlendirilmesinde olduğu ifade edildi.

İzmir Barosu Başkanlığı, yaşam hakkını esas alan bir hukuk anlayışının savunulmaya devam edileceğini açıkladı.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz