İzmir için bir ufuk çizgisi: 2029’a doğru "Direnç ve Umut"
İzmirli olmak, sadece bu güzel şehrin sokaklarında yürümek değil; onun rüzgârıyla dertlenmek, deniziyle ferahlamak ve her bir taşının geleceği için kafa yormaktır. Son günlerde, özellikle 21 Şubat’ta Foça’nın o eşsiz atmosferinden bizlere seslenen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın açıklamalarını dinlerken, bu kentin geleceğine dair hem gerçekçi bir tablonun hem de heyecan verici bir vizyonun harmanlandığına tanıklık ettim.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
İzmirli olmak, sadece bu güzel şehrin sokaklarında yürümek değil; onun rüzgârıyla dertlenmek, deniziyle ferahlamak ve her bir taşının geleceği için kafa yormaktır. Son günlerde, özellikle 21 Şubat’ta Foça’nın o eşsiz atmosferinden bizlere seslenen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın açıklamalarını dinlerken, bu kentin geleceğine dair hem gerçekçi bir tablonun hem de heyecan verici bir vizyonun harmanlandığına tanıklık ettim.
"Yeni Nesil Belediyecilik" bir lüks değil, zorunluluktur
Başkan Tugay’ın stratejik planının merkezine koyduğu "Yeni Nesil Belediyecilik" kavramı, aslında İzmir’in küresel krizlere karşı bir kalkan oluşturma çabasıdır. Artık sadece asfalt dökmekle belediyecilik olmuyor. İklim krizinden gıda güvenliğine kadar geniş bir yelpazede yerel çözümler üretmek zorundayız. Karşıyaka Stadı’ndan Bornova’daki büyük kütüphaneye, deniz suyu arıtma tesisinden yaşlı bakımevlerine kadar uzanan o "3 yıllık büyük hedefler" listesi, kentin sadece altyapısını değil, ruhunu da iyileştirmeyi hedefliyor.
Ulaşımda raylı sistem omurgası ve Buca metrosu
İzmir’in ulaşım çilesini bitirecek anahtarın "Raylı Sistem" olduğu bir gerçek. Buca Metrosu’nun %42 ilerleme seviyesine ulaşması ve hattın stratejik bir kararla 17,8 kilometreye çıkarılması, kentin finansal kredibilitesinin de bir nişanesidir. 765 Milyon Euro’luk devasa bir bütçeyle, sürücüsüz teknolojiyle inşa edilen bu hat, sadece Buca’yı değil, İzmir’in trafiğini de nefeslendirecek. Karbon nötr bir şehir hedefi doğrultusunda mikro mobilizeyi ve yayalaştırmayı önceleyen bu yaklaşım, İzmir sevdalısı bir araştırmacı olarak benim de en büyük tezlerimden biridir.
Mali zorluklar ve "Gerçekçi" bir mücadele
Elbette, her büyük vizyonun önünde ciddi engeller var. Belediye kaynaklarına baktığımızda, 56,6 milyar TL’ye ulaşan toplam borç stoku ve Türkiye’nin en yüksek SGK borç yükü gibi sarsıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Personel ödemelerinde yaşanan dönemsel sıkışıklıklar, yüksek enflasyon ve merkezi hükümetin kestiği paylar... Bunlar İzmir’in sırtındaki ağır yükler. Ancak bu ağır yüklerin büyük bir bölümü aynı partili bir önceki başkandan kaynaklanmış olması ayrı bir engel.
Ancak burada Dr. Cemil Tugay’ın sergilediği "şeffaf ve rasyonel" duruşu takdir etmek gerekiyor. Gayrimenkul satışları ve borçlanma yetkileri, evet, zor kararlardır; ancak bu mali krizi yönetmek ve yatırımları durdurmamak adına başvurulan acı reçetelerdir. 21 milyar TL’lik 2025 yılı yatırım tutarı, kentin ekonomik dar boğaza rağmen durmadığının kanıtıdır.
Tasarruf ve verimlilik: Bürokrasi değil, icraat odaklılık
Belediyenin kendi içindeki "Tasarruf Genelgesi" ve "Hizmet Birleştirmeleri" hamlelerini çok önemsiyorum. Kiralık araç filosunun %20 azaltılması, temsil giderlerinin kısıtılması ve daire başkanlıklarının birleştirilerek "Holding Modeli"ne geçilmesi, sadece paradan tasarruf sağlamaz; aynı zamanda karar alma mekanizmalarını hızlandırır. İzmir’in hantal bir bürokrasiye değil, çevik bir yönetime ihtiyacı var.
Sonuç olarak; İzmir bir umuttur
Başkan Tugay’ın dediği gibi; "İzmir’in Türkiye için bir umut olduğunu düşünüyorum. Kötü olma hakkımız asla yok." İzmir; körfeziyle barışan, suyunu "Sünger Şehir" modeliyle koruyan, kentsel dönüşümde vatandaşını yerinden etmeyen ve sosyal adaleti "İZMAR Marketler" ile sofralara taşıyan bir şehir olma yolunda ilerliyor. Evet, borç yükü ağır, evet, personel maaşlarında bazen nefesimiz kesiliyor ama stratejik planın rehberliğinde atılan bu kararlı adımlar, İzmir’in 2029’da çok daha dirençli bir kent olacağını müjdeliyor.
Biz İzmir’i sevenler olarak bu sürece eleştirel ama yapıcı bir gözle tanıklık etmeye, şehrimizin geleceği için çözüm üretmeye devam edeceğiz. Çünkü İzmir, her şeyin en iyisine layıktır.
Aklın yolu bir: Tezimin bir adım hayat bulması
Dijital ortamda kaleme aldığım "İzmir Büyükşehir Belediyesinin Mali Egemenliği"isimli kitabımda, İzmir’in kronikleşmiş mali sorunlarını aşması için sunduğum çözüm önerilerinin bir kısmı "aklın yolu birdir" ilkesiyle uygulamaya konulduğunu görmek, benim için en büyük mutluluk kaynağı oldu. (Merak eden okurlarımız, bu stratejik çözüm tezlerime www.talatsimdi.com adresindeki "Yayınlar" bölümünden ücretsiz olarak ulaşabilirler.)
YORUMLAR
Yorum Yap