Prostat hastalıkları kabusuna teknoloji ile son
Özel Can Hastanesi'nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ozan Bozkurt ve Prof. Ömer Demir, prostat hastalıkları ve böbrek taşı tedavisinde gelişen lazer ve robotik teknolojilerin sağladığı avantajlara dikkat çekti. Bozkurt, prostat kanseri ameliyatlarının robotik cerrahiyle gerçekleştirilmesinin idrar kontrolü ve cinsel işlevlerin korunması açısından önemli katkılar sunduğunu belirtirken Demir, lazer teknolojisiyle iyi huylu prostat büyümesi ve böbrek taşlarının daha konforlu yöntemlerle tedavi edilebildiğini vurguladı. Uzmanlar, erken tanının önemine işaret ederek erkeklere düzenli prostat kontrolü yaptırmaları çağrısında bulundu.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
ELANUR SARIKAYA/EGELİ GAZETE - Üroloji alanında gelişen lazer ve robotik cerrahi teknolojileri, prostat hastalıkları ve böbrek taşı tedavisinde hem ameliyat süreçlerini hem de hastaların iyileşme dönemlerini değiştiriyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ozan Bozkurt, özellikle prostat kanseri ameliyatlarında robotik cerrahinin yaygınlaştığını belirterek, “Biz özellikle daha çok prostat kanseri ameliyatlarında, robotik cerrahinin çok yoğun uygulandığı yerlerde, yüzde 90 artık robotik cerrahiyle yapılıyor” dedi. Robotik cerrahinin idrar kontrolünün daha erken kazanılması ve ereksiyonu sağlayan sinirlerin korunması açısından avantajlarına değinen Bozkurt, prostat kanserinde erken tanının önemini vurgulayarak, “Kansere yakalanmaktan değil, geç kalmaktan korkun” ifadelerini kullandı. Prof. Ömer Demir ise iyi huylu prostat büyümesi ve böbrek taşı tedavisinde lazer teknolojisinin sağladığı kolaylıklara dikkat çekerek, “Lazer teknolojisi bize hem ameliyatın süresini kısaltma hem hastanın hastanede kalış süresi hem de yaşam kalitesinin iyileşmesi anlamında büyük avantajlar sağlamış durumda” diye konuştu. Demir, doğal idrar kanallarından gerçekleştirilen işlemler sayesinde büyük kesilere duyulan ihtiyacın azaldığını, prostat büyümesinde hastaların çoğunlukla bir-iki günlük hastane takibinin ardından taburcu edilebildiğini ve böbrek taşlarının lazerle küçük parçalara ayrılarak tedavi edilebildiğini aktardı. Bozkurt da ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerin 45, bulunmayanların ise 50 yaşında ilk değerlendirmelerini yaptırmalarını önerdi.
“PROSTAT KANSERİ AMELİYATLARININ %90’I ROBOTİK CERRAHİYLE YAPILIYOR”
Robotik cerrahinin günümüzde en popüler konularından birisi olarak ele alındığını ifade eden Üroloji Uzmanı Profesör Doktor Ozan Bozkurt “Robotik cerrahi işe ürolojiyle bundan yaklaşık 25-30 yıl önce başladı. Şu anda artık neredeyse genel cerrahi, işte jinekolojik operasyonlar, birçok robotla yapılabilir düzeye geldi. Üroloji alanında ise neredeyse açık ameliyatla yaptığımız tüm ameliyatları artık robotik cerrahiyle yapmaya başladık. Bu ilk ve en çok safra kesesi ameliyatlarında başladı. Karnı çok büyük kesi yapmadan, bir iki delikten çeşitli laparoskopik aletlerle o işlemi gerçekleştiriyoruz. Yaptığınız iş aslında gene 1 cm'lik 4-5 tane delikten girip ameliyatları sadece o robotun kolları daha uzun laparoskopik kollarına göre ve robot kollarının ucundaki o artikülasyon onlar gerçekten el bileğinin neredeyse 2-3 katı dönme kabiliyetine, 360 derece ile 540 derece dönme kabiliyetine sahip. Tabii o dar alanlarda ince işçilikte çok büyük avantaj kazandırıyor Biz özellikle daha çok prostat kanseri ameliyatlarında neredeyse artık özellikle robotik cerrahinin çok yoğun uygulandığı yerlerde %90 artık robotik cerrahiyle yapılıyor” ifadelerini kullandı
“HASTALAR SONDA ÇIKTIKTAN SONRA HEMEN İDRAR TUTMAYA BAŞLAYABİLİYOR”
Robotik teknoloji ile yapılan ameliyatlarda amacın hem hasta ömrünü uzatmak hem de kaliteli bir yaşamın hedeflenmesi olduğunu aktaran Prof. Bozkurt, “Burada iki tane ana başlık öne çıkıyor. Bir en büyük kâbus idrar kontrolü, öbür taraftan bakacağımız zaman idrar kaçırma olasılığı. İdrar kaçırma olasılığı erkeklerin özellikle prostat ameliyatı, herhangi bir prostat ameliyatı olurken en çok korktukları, en çok çekindikleri alan. Nedeni de daha önce yapılan tekniklerde kanser ameliyatlarından sonra idrar kaçırma oranları gerçekten çok yüksek olmasıydı Bugün için ise idrar kaçırma oranları gerçekten yeni gelişen tekniklerle birlikte idrar kaçırma oranları uzun vadede çok fark etmiyor. Baktığınız zaman robotik cerrahi aslında çok daha çabuk idrarınızı kontrol etmenizi sağlıyor. Hatta bazen hemen ameliyattan sonra, sondayı aldıktan sonra tutmaya başlayabiliyor hastalar” şeklinde konuştu
“PROSTAT AMELİYATLARINDA ROBOTİK TEKNOLOJİ CİNSEL HAYATA DÖNÜŞÜ KOLAYLAŞTIRIYOR”
Bozkurt, prostat tedavisinde robotik teknolojilerin kullanılmasının cinsel işlevler açısından da önemine dikkat çekerek “Ereksiyon konusundaki en önemli getirdiği avantaj, ereksiyonu sağlayan sinir yapıları prostatın her iki kenarından ereksiyonu sağlayan cisimlere doğru ilerliyor Burada biz erken evrede sinir koruyucu cerrahi dediğimiz bir şey yapıyoruz. Mümkün olduğunca o sinirlere dokunmadan bu işi bitirmek istiyoruz ki ufak tefek dokunma, itme, çekme bile bazen hasar verebiliyor ve nöropraksi dediğimiz o sinir hasarı meydana geldikten sonra da ereksiyonu normal olan hastalarda bu tarz prostat kanseri ameliyatlarından sonra cinsel işlev bozukluğu, ereksiyon problemleri, sertleşme problemleri olabiliyor. Neredeyse hastanın içinden sanki oraya bakıyormuş hissiyatı. Bu sinirleri aslında çok daha iyi görerek korumanızı sağlayabiliyor. Dolayısıyla cinsel hayatta tabii sıkıntı yaşanmıyor. Uzun vadede de o sinirleri daha iyi koruyarak cinsel işlevin tekrar geri dönme olasılığını hızlandırabiliyor” ifadelerini kullandı
“ERKEKLERİN ARTIK KORKMALARINA GEREK YOK”
Geçtiğimiz yıllarda erkeklerin prostat muayenesinden çektiği için teşhise gelmediklerini ama gelşen teknoloji ile tespit süreçlerinin kolaylaştığını vurgulayan Bozkurt, “ Prostat muayenesi büyük bir çekince erkekler için çünkü makattan yapılan bir muayene. Israr eden PSA yüksekliği gördüğümüz zaman artık bazen muayene yapmadan direkt hastayı MR'a, prostat MR'ına yönlendirebiliyoruz. Son 10-15 yıldaki o MR teknolojisi üstündeki ve görüntülemedeki ve görüntülemedeki ilerlemeler artık bir hastaya aslında prostat biyopsisi yapmadan önce bir MR yapıyoruz. Korkmalarına gerek yok artık işimiz daha kolaylaştı. Ama dediğim gibi bence benim açımdan muayene özellikle ameliyat edeceğim bir hastada hala bence çok değerli” dedi.
“KANSERE YAKALANMAKTAN DEĞİL GEÇ KALMAKTAN KORKUN”
Bozkurt, kendisinin sıkça kullandığı cümleyi aktararak “Ben hep benim bir sloganım var. Kansere yakalanmaktan değil geç kalmaktan korkun çünkü erken yakalandığında, erken evrede yakalandığında her kanserde olduğu gibi prostat kanserinde de hastalarını da tamamen kurtarabilme ihtimalimiz çok yüksek. Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser. Akciğer kanseri ikinci sıklıkta. Ama ölüm oranlarına baktığımızda akciğer kanserinden ölüm oranları kadar yüksek değil. Nedeni de çoğu zaman erken evrede yakalayabiliyoruz. Özellikle o PSA'nın devreye girip erken tarama, erken tanı programlarının devreye girmesi prostat kanserinden ölümlerin gerçekten önüne geçti. Bunun için önerimiz genelde ailesinde bir prostat kanseri öyküsü olan erkeklerde 45 yaşında ilk değerlendirme. Olmayan erkeklerde ise 50 yaşında ilk değerlendirmeyi, bir kontrolü hiçbir şey olmasa bile mutlaka bir kontrol, tarama öneriyoruz, tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu
LAZER VE ROBOTİK TEKNOLOJİSİYLE PROSTATTA KOLAY TEDAVİ
Prostatın erkekler için her yaş grubunda belli oranda sıkıntılar çıkartan bir organ olduğunu ama gelişen lazer ve robotik teknolojide tespit ve tedaviyi kolaylaştırdığını aktaran Prof. Demir “Yaklaşık 60-70 yaş grubuna gelmiş insanların çok büyük bir kısmında yani %60-70'lik bir kısmında prostat büyümesi oluyor ve bu da idrarla ilgili bir takım sıkıntılara yol açıyor.Bu nedenle hastalarımız bize başvurduğunda yapılan değerlendirmeler sonrası iyi huylu prostat büyümesi düşündüğümüz hastalarımıza öncelikle durumuna göre ilaç tedavisi veriyoruz. Eğer ilaç tedavisinden fayda etmiyor ve hastalık daha ileri aşamadaysa cerrahi tedavi gündeme geliyor. Son yıllarda teknolojinin bize sunduğu üroloji branşı için en önemli unsurlardan bir tanesi lazer teknolojisi, diğeri de robotik teknoloji” ifadelerini kullandı
LAZER TEKNOLOJİSİYLE TEDAVİ HASTAYI 2 GÜNDE SAĞLIĞINA KAVUŞTURUYOR
Geçtiğimiz yıllarda büyük prostatlarda 15-20 santimlik kesiler yapılıp açık ameliyat yapıldığını ve hastanın uzun süre ağrı yaşamaya devam ettiğini ifade eden Demir “Şimdi lazer teknolojisiyle normal idrar kanalından girilip prostat, portakalın iç kısmının soyulduğu gibi lazerle soyuluyor. Prostatın büyüklüğünden bağımsız olarak bu işlem yapılabiliyor ve e artık daha kısa sürede ve prostatın neredeyse tamamı iç kısmı tamamı soyularak bu işlem gerçekleştiriliyor. Hasta bu işlem sonrası yaklaşık 2 günlük hastanede kalış süresi ve sondayla birlikte takip edildikten sonra sondası çekiliyor ve çok rahat bir şekilde idrarını yapabiliyor. Lazer teknolojisi bize gerçekten hem ameliyatın süresini kısaltma anlamında hem hastanın hastanede kalış süresi ve yaşam kalitesinin iyiliği anlamında büyük avantajlar sağlamış durumda” şeklinde konuştu.
SADECE PROTESTAT DEĞİL BÖBREK TAŞINDA DA RAHATLATAN TEKNOLOJİ
Prof. Demir, lazer ve robotik teknolojisinin sadece prostatı tedavi etmekle kalmadığını böbrek taşı hastalarının da sağlığına kavuşmasında sağlıklı bir ol haritası oluşturduğunu vurguladı. Demir, “Eskiden açık ameliyatla vücudun yan kısmından 15-20 santimlik kesilerle taşa ulaşılır ve taş bir şekilde alınırdı.Şimdi artık büyük taşlarda da olsa doğal kanallar kullanılarak taşa ulaşılıyor. Taş, lazer teknolojisi teknolojisiyle oldukça kısa sürede tuzla buz edilerek küçük parçalara ayrıldıktan sonra hastamız taşından kurtulmuş oluyor. Taş hastalığı da ülkemizde endemik dediğimiz yaygın görülen bir hastalık ve ciddi anlamda ağrı, enfeksiyon ve hatta daha kötüsü böbrek yetmezliğine sebep olabilen, hastaları diyalize götürebilen bir unsur. O nedenle artık lazer teknolojisinin bize sağladığı imkanla hastalarımızı gerçekten çok daha konforlu bir şekilde, başarılı da bir şekilde tedavi edebiliyoruz” cümlelerine yer verdi
YORUMLAR
Yorum Yap