Rötar, İptal, Overbooking… Havayolları Size Ne Borçlu?

Değerli okurlar,

Bugün pek çoğumuzun seyahat planlarını süsleyen ama bazen “rötar”, “iptal” ya da “uçakta yer kalmadı” cümleleriyle bir anda kabusa dönen bir meseleyi, hukuk penceresinden konuşalım.

Uçakla seyahat eden yolcuların önemli bir kısmı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik’ten ve bu düzenlemenin kendilerine tanıdığı haklardan habersiz. Bunun sonucu da tanıdık: Rötar yapan uçuşlar, uzayan beklemeler ve sonunda bir sandviç eşliğinde edilen kısa bir “özür”. Oysa çoğu zaman o sandviçten fazlası var. Hatta yüzlerce Euro’ya varan bir tazminat hakkı.

Biletinizi aldınız, zamanında havaalanına gittiniz ama işler yolunda gitmedi. Peki hukuk bu noktada ne diyor?

  1. Uçağa kabul edilmiyorsanız (Overbooking):

Havayolları zaman zaman uçak kapasitesinden fazla bilet satabiliyor. “Uçak dolu” denilerek uçağa alınmıyorsanız, şirket önce gönüllü yolcu aramak zorunda. Gönüllü değilseniz ve iradeniz dışında uçağa kabul edilmezseniz, tazminat hakkınız derhal doğar. Bunun yanında bilet bedelinin iadesi ya da alternatif bir uçuşla yolculuğa devam etme seçenekleri size sunulmalıdır. Bekleme süresince yeme-içme ve iletişim hizmetleri de ücretsizdir.

  1. Uçuşunuz iptal edildiyse:

En çok kafa karışıklığı bu noktada yaşanır. Eğer uçuş iptali size planlanan tarihten en az iki hafta önce bildirilmediyse, kural olarak tazminat hakkınız doğar.

Burada küçük ama önemli bir hukukçu notu düşelim: Havayolu şirketleri sıkça “operasyonel neden” ya da “teknik arıza” gerekçesinin arkasına sığınır. Oysa yerleşik yargı kararlarına göre, uçağın bakımı havayolunun asli görevidir. Bu nedenle teknik arızalar çoğu zaman “olağanüstü hal” sayılmaz. Şirket ancak ağır hava koşulları, siyasi istikrarsızlık veya havalimanı grevi gibi gerçekten kontrolü dışında kalan durumları ispatlayabilirse tazminattan kurtulabilir.

  1. Bitmek bilmeyen rötarlar:

Uçuş mesafesine göre belirli süreleri aşan gecikmelerde, havayolu şirketinin yolcuya bazı hizmetleri ücretsiz sunması zorunludur.

  1. İki-üç saatlik gecikmelerde içecek,
  2. üç-beş saat arası gecikmelerde yemek,
  3. beş saati aşan rötarlarda ise bilet bedelinin iadesi veya yolculuktan vazgeçme hakkı gündeme gelir.

Rötar ertesi güne sarkıyorsa, otel konaklaması ve ulaşım masrafları da havayolu tarafından karşılanmalıdır.

Önemli bir ayrıntı: Varış noktanıza üç saatten fazla gecikmeyle ulaşıyorsanız, bu durum çoğu zaman iptal edilmiş uçuş gibi değerlendirilir ve tazminat hakkı doğurur.

Ne kadar tazminat alabilirsiniz?

Yönetmelik bu konuda net:

  1. İç hat uçuşlarında sabit olarak 100 Euro,
  2. dış hatlarda ise mesafeye göre 250 Euro’dan 600 Euro’ya kadar tazminat öngörülmüştür. Ödemeler, ödeme günündeki Merkez Bankası kuru üzerinden Türk Lirası olarak yapılır.
  3. Alt sınıfa düşürüldüyseniz:

Business Class bilet alıp ekonomi sınıfında uçurulduysanız, havayolu yalnızca fiyat farkını iade etmekle yetinemez. Uçuş mesafesine göre bilet bedelinin yüzde 30’u ile yüzde 75’i arasında ek bir iade yapmak zorundadır.

Hukukçu notu: İmza atarken dikkat

Uçuş sırasında yaşanan aksiliklerden sonra önünüze bazı belgeler konulabilir. Sunulan ikram veya konaklama hizmetleri, tazminat hakkınızdan vazgeçtiğiniz anlamına gelmez. Ancak “tüm haklarımdan feragat ediyorum” benzeri ifadeler içeren belgeleri imzalamadan önce durup düşünmek gerekir.

Sonuç olarak, uçakla seyahat etmek sadece bir yerden bir yere gitmek değildir; karşılıklı yükümlülükleri olan hukuki bir sözleşmenin tarafı olmaktır. Siz bilet bedelini ödeyerek üzerinize düşeni yaptıysanız, karşı tarafın da aksilikler karşısında yalnızca “pardon” deme lüksü yoktur.

Bir dahaki uçuşunuzda rötar anonsu duyduğunuzda sadece saate değil, haklarınıza da bakın. Çünkü hukuk, bilenlerin değil; hakkını talep edenlerin yanında durur.

Peki, ya uçaktan indikten sonra valizinize ulaşamazsanız? Gelecek haftaki yazımızda, kayıp veya hasarlı bagaj durumunda haklarımızı ve havayolu şirketlerinin sorumluluk sınırlarını ele alacağız. O vakte kadar mavi gökyüzünde, haklarınızın korunduğu adil yolculuklar dilerim.