İYİ Partili Kırkpınar’dan iktidara sert tepki: Faturayı vatandaşa ödetiyorlar
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ve İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, düzenledikleri basın toplantısında akaryakıt, otoyol özelleştirmeleri, fon krizi, sağlık, eğitim, tarım ve İzmir’in altyapı sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kırkpınar, iktidarın politikalarını eleştirerek “faturanın vatandaşa çıkarıldığını” savundu.
- | Son Güncelleme:
- | İzmir'de Son Dakika
UMUT TOKTAŞ/EGELİ GAZETE- İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan ve İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda İzmir’in sorunları ve ülke gündemine dair değerlendirmeler yapmak için basın açıklaması düzenledi. Düzenlenen toplantıda; Turgutlu’da gerçekleşen okul saldırısı, Belediye başkanlarının AK Parti’ye transferleri, Türkiye gündemine çarpıcı bir damga vuran fon krizi, eğitim, tarım gibi ülke sorunları ele alındı.
Toplantıda konuşan, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Akaryakıt'a yeni bir darbe vurmak istediklerini belirterek, "Milletin cebindeki son kuruşa göz dikenler şimdi de akaryakıta yeni bir darbe vurmaya hazırlanıyor. 1 Ekim itibarıyla akaryakıta Eşel Mobil sisteminin iptal edilmesi söz konusu! Eğer bu hayata geçirilirse, mazot ve benzin fiyatlarına gelecek dev zamlar doğrudan bu milletin sırtına, iğneden ipliğe her şeye zam olarak binecektir" ifadelerini kullandı.
KIRKPINAR’DAN KÖPRÜ VE OTOYOL ÖZELLEŞTİRMELERİNE TEPKİ
Köprüleri, otoyolları satarak 8 ila 9 milyar dolar civarında bir özelleştirme gelirinin peşine düştüklerini söyleyen Kırkpınar, "Bu fon krizinde buharlaştırılan 17-20 milyar dolar bu milletin cebinden çıkarken, şimdi devlete ait varlıkları hızla özelleştirerek devasa bir vurgunun açtığı deliği kapatmaya çalışıyorlar! Önce, özelleştirmeyle kelepir şekilde köprü ve otoyolların işletmesi yandaş şirketlere devredilecek. Ardından özelleştirmelerin peşinatı, AKP’nin kendi yaptığı vurgunun Hazine’de açtığı deliğin kapatılmasında kullanılacak. Tabii ki delik yine kapanmayacak! Ancak vatandaşlarımız özelleşen otoyollarda 30 yıl boyunca yandaş şirketlerin insafına bırakılmış olacak. Araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapılacak! Gündemde olan bir özelleştirme kapsamında, örneğin İzmir-Çeşme Otoyolu gibi güzergahlarda bu plan hayata geçirilirse, tıpkı Menemen-Aliağa-Çandarlı otoyolunda olduğu gibi yap-işlet-devret modeliyle geçiş ücretlerinin katbekat artacağı açıktır. Bölgedeki diğer projelerde olduğu gibi, bu özelleştirme mantığıyla otoyollar yandaşlara devredilirse, araç geçiş ücretlerinde yüzde 300'ü, yüzde 400'ü bulan çok ciddi, fahiş zamların gelmesi kaçınılmazdır! Bunun adı, AKP’li siyasilerin ve bürokratların yaptığı fon vurgunu faturasını, devasa zamlarla vatandaşa ödetmektir! Bu özelleştirme, vatandaşın vergileriyle maliyetini defalarca kez ödediği yollarda, yandaş şirketler tarafından soydurulmasıdır" şeklinde konuştu.
“ÖCALAN’A TÜM İMKANLAR SEFERBER EDİLİYOR”
Adalet sisteminin iflas ettiğini dile getiren Kırkpınar, "Bu ülkede onurlu vatandaşlar, hakkını arayan gazeteciler, siyasiler, uzmanlar, döküntü adliye koridorlarında, daracık hücrelerde ve mahkeme salonlarında eziyet çekerken; sıra terörist başı Abdullah Öcalan'a gelince saray iktidarı tüm imkanları seferber etmektedir! İmralı'da standart infaz rejiminin tamamen dışına çıkılarak, adeta lüks bir yaşam alanı gibi 250 metrekarelik müstakil bir alana karşın sadece 5 metrekarelik tecrit masallarıyla milletin aklıyla alay edilmektedir. Bebek katillerine saray konforunda özel mekanlar, konutlar hazırlamak bu iktidarın vatan ve millet anlayışının ne kadar yozlaştığının en net resmidir! Adalet saraylarını garibanlara dar edenler, terörist başını küratörlüğe soyunduran bu kirli pazarlık düzeninizde baş aşağı batacaksınız" dedi.
KIRKPINAR, ÜLKENİN SORUNLARINI ŞU ŞEKİLDE DİLE GETİRDİ:
1. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın Otoyollarının Özelleştirilmesi
- Resmî Gazete Kararı: 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile iki köprü ve İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın dahil sekiz otoyol özelleştirme kapsamına alındı.
- Model ve Takvim: 30 yıllık işletme hakkı devri hedeflenmektedir; mülkiyet devri söz konusu değildir. İşlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanması öngörülmektedir.
- Tarihsel Arka Plan: İzmir-Çeşme otoyolu ilk kez 2010 yılında (2010/88 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı) özelleştirme programına alınmıştı. Yolun yapımı 1989'da başlayıp 1996'da tamamlanmış ve tamamen kamu kaynaklarıyla inşa edilmiştir.
- Mevcut ve Tahmini Ücretler: Bugünkü Güzelbahçe-Çeşme arası otomobil geçiş ücreti 52,71 TL'dir (2026 tarifesi). Yarımada kent konseylerinin tahminlerine göre devir sonrası ücret 300-400 TL bandına çıkabilir.
- Hukuki Süreç ve Gelir: Sendikaların Danıştay'a sunduğu dilekçeye göre bu yollar 2026'nın ilk yedi ayında 400 milyon dolar gelir getirmiştir. Karara karşı Danıştay'da üç ayrı dava açılmıştır.
- Eylemler ve Açıklamalar: Kent konseyleri Şubat ayında Çeşme'de, Mart ayında Urla'da eylemler düzenledi. Mayıs ayında AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili özelleştirme iddialarını reddetmiş, ancak karar Eylül'de resmen yayımlanmıştır.
- Urla Belediye Başkanı, ücretli yolun bölge hastanesi olan Urla Devlet Hastanesi'ne erişimi zorlaştıracağını vurgulamıştır.
- Siyasi Tartışma: İktidarın olası "Mülkiyet devredilmiyor, zam kararı yok" savunmasına karşı; sözleşmede ücret artışına ilişkin bir üst sınır konulup konmayacağının açıklanmamış olması temel eleştiri konusudur.
2. Ulaşım, Trafik ve Kent İçi Altyapı Sorunları
- Kentteki en büyük birinci sorun "ulaşım ve trafik"
- Kent Sorunları Sıralaması: devamında
- Altyapı Sorunları
- Temizlik ve Çevre
- Ekonomi ve Geçim Sıkıntısı:
- Belediye Yönetimi ve Hizmet Kalitesi
- Kentsel Dönüşüm ve Deprem Riski ve
- Güvenlik ve Göç olarak gidiyor.
- Yağış ve Altyapı Çilesi: En ufak kuvvetli yağışta İzmir’de caddelerin ve alt geçitlerin sular altında kalması, rögarların taşması ve balıkçı limanlarında esnafın yaşadığı mağduriyetler kronikleşen altyapı yetersizliğini göstermektedir.
3. Sağlık
Ana Tespit: İzmir'de şehir hastanesi açıldıktan sonra kamu sağlık kapasitesi büyümedi, yer değiştirdi. Merkezdeki köklü hastaneler kapandı, küçüldü ya da belirsizliğe itildi; personel şehir hastanesine çekildiği için geride kalan hastanelerde hekim, hemşire ve malzeme yetersizliği kronikleşti. Birinci basamakta aile hekimi başına düşen nüfus yönetmelik hedefinin çok üzerindedir.
3.1. Kapanan ve Küçülen Hastaneler
- Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi: 22 Aralık 2025'ten itibaren yeniden inşa gerekçesiyle tüm hizmetlerini durdurdu.
- Mevcut 580 yataklı hastane yerine 400 yataklı hastane planlandı (yaklaşık üçte bir kapasite kaybı).
- Karabağlar'daki 500 bin nüfus ve kentin en kalabalık engelli nüfusu mağdur durumdadır.
- Merkezdeki Diğer Hastaneler:
- Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hizmetleri kısıtlandı.
- İzmir Tabip Odası (Mart 2026); Tepecik, Suat Seren Göğüs, Behçet Uz Çocuk ve Alsancak Devlet hastanelerinin yenilenmesi mümkünken atıl bırakıldığını açıkladı.
- Behçet Uz (1947) ve Alsancak Devlet (1857) dar gelirli hastanın kolay ulaştığı köklü kurumlardır.
- Selçuk Devlet Hastanesi'nin arazisi, hastane faal iken satış listesine alındı.
- Bakanlığın Kendi Raporu: Buca Tınaztepe'de planlanan ikinci şehir hastanesinin Temmuz 2026 plan raporunda; merkez hastanelerin ömrünü tamamladığı, Bayraklı'ya taşınmalar nedeniyle il genelinde ek yatak ihtiyacı doğduğu kabul edildi.
- Planda 2.250 yatak görünen hastane için bakan 1.800 yatak açıklamasında bulundu.
3.2. Bayraklı Şehir Hastanesi
- Temeli 2013'te atıldı, "30 ayda bitecek" denmesine rağmen Ekim 2023'te açıldı.
- Personel nakilleri nedeniyle köklü hastanelerdeki randevulu hastalar mağdur oldu.
- Yetersiz personel ve malzeme ile açıldığı, ameliyathanede dikiş malzemesi dahi bulunamadığı, tesisat sızıntıları ve asansör arızaları yaşandığı bildirildi.
3.3. Üniversite Hastanelerinde Personel ve Altyapı Krizi
- Ege Üniversitesi Hastanesi: Uzun süre personel alımı yapılmadı. 300 üzeri hemşire ve 38 radyoloji teknikeri talebine karşılık Ankara sadece 40 hemşire kadrosu verdi.
- Kadro yetersizliği nedeniyle Merkezi Ameliyathane ve bölgenin en büyük Yanık Merkezi açılamıyor, röntgen/MR cihazları atıl bekletiliyor.
- Yoğun bakımlarda nöbetçi temizlik personeli eksik, binalarda iklimlendirme sorunları yaşanıyor.
- Yetersiz güvenlik
- Acil serviste yatak ve personel yetersizliğinden kliniklere yatışlar 10 güne kadar uzuyor.
- Dokuz Eylül Üniversitesi ve Atatürk EAH: Kronik personel eksikliği, kullandırılmayan izinler ve dinlenme alanı eksikliği nedeniyle çalışan eylemleri sürmektedir.
3.4. Birinci Basamak ve Sağlıkta Şiddet
- Aile Hekimliği Yükü: Yönetmelik hedefi 2.000 kişiye 1 hekim iken İzmir'de ortalama hekim başına 2.900 kişi düşmektedir (hedefin %45 üzerinde).
- Atanamayan Personel: 21 ilçede çok sayıda Aile Sağlığı Birimi, Aile Sağlığı Çalışanı (ASÇ) olmadan hizmet vermektedir. Bergama, Dikili, Buca, Torbalı ve Konak'ta boş kadrolar bulunmakta, aşılama ve gebe takibi aksamaktadır.
- Şiddet ve Mağduriyet: Şubat ayında Selçuk Devlet Hastanesinde, 8 saatlik mesaide 72 hasta bakan göz uzmanının darp edilmesi gibi olaylar yaşanıyor. Ertelenen cezalar tepki çekmektedir.
4. Eğitim
- Deprem ve Sınıf Yoğunluğu: 2026-2027 öğretim yılı 14 Eylül'de başladı;
- 2020 depreminde yıkılan bazı okullar aradan geçen 6 yıla rağmen hala tamamlanamadı.
- Tek binada 3-5 okulun eğitim verdiği ve 40 kişilik sınıfların oluştuğu yerler mevcuttur.
- Sürgün ve Kira Yükü: Norm fazlası öğretmenler ilçeler arası (Gaziemir'den Kemalpaşa'ya vb.) zorunlu görevlendiriliyor. Ev kiraları öğretmen maaşının yarısına ulaştı.
- MEB Genelgesi ve Atamalar: 19 Ağustos 2026 tarihli 2026/70 sayılı genelge kıyafet ve dijital kurallar getirse de fiziki ve bütçe açıklarına çözüm sunmuyor.
- Ülke genelinde 100 bin ücretli öğretmen çalışırken 10 bin atama konuşuluyor.
- Bağış Baskısı ve Fiziki Koşullar: Okullarda "bağış" adı altında 30-40 bin TL kayıt parası istendiği; tuvaletlerde sabun, sınıflarda klima ve akıllı tahta eksiklikleri raporlanıyor.
5. Tarım
- Kuru ve Yaş Üzüm: Kuru üzüm alım fiyatları TARİŞ avansı 80 TL, TMO 95 TL olarak açıklandı.
- Çiftçi-Sen maliyeti 93 TL/kg, talep edilen taban fiyatı 151,50 TL olarak duyurdu. Yaş üzüm fiyatları 7-8 TL'ye düştü. Tatlanma eksikliği nedeniyle 1 kg kuru üzüm için 7-7,5 kg yaş üzüm gerekiyor.
- Süt Sektörü Krizde: Çiğ süt üretim maliyeti 28,50 TL/litre iken referans fiyat 24,30 TL'de kaldı. Üreticiler damızlık hayvanlarını kesime gönderiyor.
- Zeytin ve İhracat: Zeytin ve zeytinyağı ihracatı 2026'nın ilk yarısında %30 geriledi. ABD'nin %12,5 ek vergisi pazarı zorluyor. Ege'de alım fiyatları 30 TL'den açılırken mazot 100 TL sınırına dayandı.
6. Çevre, Doğa ve Hava Kirliliği
6.1. İzmir Körfezi Kirliliği
- Dron Taramalarında 14. Vaka (Haziran 2026): Büyükşehir denetimlerinde Bayraklı açıklarında kasım ayından bu yana 14. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Kirliliğin sistematik olduğu belirtilerek bakanlıklara caydırıcı ceza çağrısı yapıldı.
- Temizlik Çalışmaları: Körfez'den 1,2 milyon ton dip çamuru çıkarıldı; amfibi araçlarla 1.000 ton üzeri deniz marulu toplandı.
- Bakanlık Eleştirisi: İzmit Körfezi temizlik maliyetinin en az 2/3'ünü karşılayan bakanlığın İzmir Körfezi'ne siyasi yaklaştığı vurgulanıyor.
6.2. Gediz Nehri ve Ortak İzleme Raporu
- 59 Noktada Numune: İZSU ve MASKİ, Kula'dan Körfez'e kadar 59 noktadan her ay su analizi yapmaktadır.
- Kirlilik Düzeyi (III. ve IV. Sınıf): Murat Dağı'ndan temiz çıkan nehir, sanayi ve tarım atıklarıyla III. ve IV. sınıf (orta/ağır kirli) seviyeye düşmektedir.
- Azot, fosfor, KOİ, BOİ ve ağır metaller sınır değerlerin üzerindedir.
- Tarımsal ve Ekolojik Tehlike: Uzmanlar, suyun hayvanlara dahi verilemeyeceğini, Menemen Ovası'nda toprak çoraklaşması ve gıda güvenliği riski yarattığını belirtti. En büyük risk yeraltı sularının geri dönülemez kirlenmesidir.
6.3. Hava Kirliliği ve Madenler
- Hava Kalitesi
- Karşıyaka'da hava kirliliği iki katına çıktı.
- Ödemiş, Konak ve Aliağa'da kirlilik arttı.
- Madenler ve Çöp Tesisi Engeli: 7554 sayılı kanunla zeytinliklerin madenciliğe açılması Ödemiş, Kiraz ve Kemalpaşa'da tepkilere yol açıyor.
7. Çalışma Hayatı: Aliağa Sanayisi, İşçi Ölümleri ve Ekonomi
Aliağa'daki gemi söküm, demir-çelik, petrokimya ve limanlardaki iş cinayetleri, meslek hastalıkları ve çevresel tahribatı araştırılsın istiyoruz. İktidar yanaşmıyor.
Korkunç İstatistikler: İSİG Meclisi verilerine göre Aliağa'da 2013-2022 arasında en az 97 işçi yaşamını yitirdi. 2013-Mayıs 2026 arasında yalnız gemi sökümde en az 21 işçi öldü.
- 20 Kat Yüksek Risk: Gemi söküm tesislerinde iş cinayeti riski Türkiye ortalamasının 20 kat üzerindedir.
- Üretim baskısı, denetimsizlik, taşeronlaşma ve dayıbaşılık sistemi temel nedenlerdir.
- Zehirli Maddeler: Gemi sökümden çıkan asbest, ağır metal, PCB ve PAH maddeleri hava, su ve toprağı zehirlemektedir.
7.2. Sanayide Finansal Tıkanıklık ve Konkordatolar
- Sürdürülemez Mali Yapı: İmalat sanayinde istihdam son 2 yıldır düşüyor.
- Konkordato Dalgası: İnşaat, tekstil, gıda ve tarım sektörlerindeki köklü firmalar (Kokil Metal, Sir Hazır Giyim mühlet; Denfa Moda ve Havin Gıda iflas) peş peşe konkordato bildirdi.
8. Kesimlerin Sıkıntıları
- Esnaf: 2026'nın ilk altı ayında Türkiye'de 70.229 esnaf kapandı. Hazine destekli esnaf kredilerinde faiz indirim oranları düşürüldü. Büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş baskısı sürüyor.
- Emekli ve Memur: En düşük emekli aylığı Temmuz 2026'da 23.552 TL oldu; Türk-İş Haziran 2026 açlık sınırı (35.759 TL) ile arasında 12 bin TL fark var. En düşük memur maaşı 70.224 TL. Yıllık enflasyon %32,11.
- Öğrenci: 200 bin üniversite öğrencisine karşılık kamu/özel toplam yurt kapasitesi 56 bin civarındadır. Özel yurtlar 15.500-55.000 TL, tek başına ev maliyeti 38.000 TL'dir.
9. Yıllardır Bitmeyen Projeler ve İdare Gerilimleri
- Ankara-İzmir Hızlı Treni: 2013'te "1.080 günde bitecek" diye temeli atıldı.
- Temmuz 2026 itibarıyla, maliyet 4,3 milyar TL'den 101,4 milyar TL'ye çıktı.
- Çandarlı Limanı: 2011'de temeli atıldı, sadece dalgakıran yapıldı; şimdi rüzgâr platformu üretimine yönlendiriliyor.
- İzmir Limanı ve Sulama Projeleri: 2028-2029 yıllarına ertelendi. OSB arıtma yatırımlarına 1.000'er TL "iz bedeli" ayrıldı.
- Çeşme Projesi: Yerel yönetimler devre dışı bırakılarak Bakanlık eliyle yürütülen süreç kent yararına değil rant odaklı görülmektedir.
10. İktidarın Olası Cevapları ve Karşı Notlar
- "İzmir ihracatı büyüdü" → Sektörlerin yarısı geriliyor, emek yoğun firmalar konkordatoda.
- "En düşük emekli aylığını yükselttik" → Artış enflasyon kadar, açlık sınırının 12 bin TL altında.
- "Esnafa kredi sağlandı" → Aynı dönemde 70 bin kapanış var; borçlu esnafın faiz desteği düşürüldü.
- "Çevre ve Körfez belediyenin sorunu" → Arıtma yerelin; havza denetimi, çöp tesisi onayları, sanayi/gemi söküm denetimleri ve bakanlık desteği merkezin sorumluluğundadır.
- "Bozyaka ve Şehir Hastaneleri modern" → Bozyaka'da yatak kapasitesi düşüyor; Bayraklı açıldı ama merkezdeki köklü hastaneler atıl bırakıldı, Ege Üniversitesi gibi dev kurumlara kadro verilmiyor."
YORUMLAR
Yorum Yap