Eşkıya dünyaya hükümdar oldu
“Eşkıya dünyaya anam hükümdar olmaz” Bu harika şarkıyı Edip Akbayram’ın
sesinden defalarca dinlemişimdir. Yetmişli yıllarda eşkıyanın hakim olamayacağına bu şarkı
kadar inanmıştık. O zamanlar da dünya aslında bugünkü gibiydi.
Yetmiş dokuzu unutma…
Hele yetmiş dokuz yılı ekstra bir yıldı. Bu yılda Sovyetler Afganistan’a girdi,
Pakistan’ın seküler başbakanı Zülfikar Ali Butto asıldı, devrimcilerin başlatıp, İslamcıların
sahip çıktığı devrim sonrası Humeyni İran’a döndü. Margaret Thatcher İngiltere’nin ilk kadın
başbakanı oldu.
Sonra da seksen Eylülünde Türkiye’de askeri darbe oldu ve sert muhalefetiyle tanınan
devrimci-sosyalist-Marksist/Leninist sol tasfiye edildi. Yani o zamanlarda da zorbalık vardı.
Eskiden mazeret aranırdı…
Ancak günümüz zorbalığı ile arasında dağlar kadar fark var. Eskiden zorbalar bir
mazeret arıyorlardı. En cafcaflısı da “demokrasi getireceğiz” idi. Ama nedense sadece
ABD’nin muhaliflerine demokrasi geliyordu. Mesela Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap
Emirliklerine vs. demokrasi hiç uğramıyordu. ABD’de bundan hiç rahatsız olmuyordu.
Irak, nükleer silah bulundurduğu, Afganistan ve Gazze teröristleri barındırdığı, Suriye
kafa tuttuğu gerekçesiyle ya işgal edildi ya da içten yıkıldı. Gürcistan, Ukrayna gibi
ülkelerdeki renkli “sözde devrimleri” de unutmadık bu arada.
Amerika kıtası ABD’lilerindir!!!
Diğer yandan Güney Amerika ülkeleri ABD tehditini her zaman iliklerine kadar
hissettiler. Hemen hemen bütün doğu, orta ve güney bundan nasibini aldı. Şili, Arjantin,
Brezilya, Bolivya, Kolombiya, Nikaragua, Meksika, Küba vs. ve şimdi de Venezüella. ABD
buraları her zaman kendinin arka bahçesi olarak gördü. Kendisi dışında, herkes için
dokunulmaz kıldı.
Şimdiki moda devir gitsin…
Gelelim üç paragraf öncesine. Şimdilerle eskiler arasındaki en belirgin fark işgal ya da
mevcut otoriteyi devirme için artık mazeret üretmeye gerek kalınmaması. Bunun en belirgin
örneğini son Venezüella işgalinde yaşadık.
Adam (Trump),Venezüella başkanını etkisiz bırakan harekatı (savunurken
diyemeyeceğim çünkü o kadar kibirliler ki), anlatırken, uyuşturucu tekellerini kırmak, petrole
ve değerli madenlere çökmek için orada olduklarını açık açık söyledi.
Maduro’ya (her ne kadar yaptıklarını desteklemesem de) Güney Amerika’daki narko-
dolarları sadece sana yedirmem, bir önceki devlet başkanı Chavez zamanında kamulaştırılan
petrolü de sadece sana sattırmam diye darbe yapıldığı apaçık ortada. Trump’ın söylemleri,
rejimden değil paylaşmamaktan rahatsız olduklarını apaçık ortaya koyuyor zaten.
Bundan sonra ne olur…
Bundan sonra İsrail Filistin’e, Rusya Donbas’a, Çin Tayvan’a çökerse ABD ne
diyebilir. Artık eşkıyalığın önü açıldı. Velhasıl eşkıya dünyaya hükümdar oldu.
Sonumuz hayır olsun…