Gazetecilik emek, ahlak ve vefa mesleğidir..
İçinde bulunduğumuz günlerde medyada boy gösteren uyuşturucu, fuhuş ve çıkar sağlama haberleri ile adeta serseme döndük..
Nefretle ve tiksintiyle izliyorum..
Bir ömür emek verdiğimiz mesleğimiz çamur çukuruna dönmüş..
Oysa yazılı ve görsel medyada gazetecilik, önce emek, daima ahlak ve sonunda vefa mesleğidir..
Ben, İzmir’de bu ilkelere sımsıkı yapıştığım için meslekte en büyük onurları yaşadım.
Geçmişti, 1912 yılı TÜYAP Kitap Fuarı”nda “Onur Yazarı” seçilişim ve fuarı, Doğan Hızlan, TÜYAP genel koordinatörü rahmetli Deniz Kavukçuoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile 14.4.2012 günü birlikte açış sahnemiz aklıma geldi. O gün, gururların en büyüğünü mü yaşamıştım?..
Bu olay, İzmirli gazeteciler için ilk kez gerçekleşti..
Hala bir ilktir..
KİTAP FUARLARI
TÜYAP kitap fuarlarına çok emek verdim, halk içinde tutunması ve bir kültür eylemi haline gelmesi için yıllarca basında çok uğraştım. TÜYAP kurucu sahibi Bülent Ünal ağabeyimiz, rahmetli Deniz Kavukçuoğlu ve TÜYAP’ın Prensesi Sunay Girgin buna şahittir.
Doğal ki, bunlar yıllar önce idi..
Aradan bunca yıl geçtikten sonra, bu kez İstanbul Kitap Fuarı’nda Kırmızı Kedi Yayınevi’nin yarattığı “Şakirpaşazade Halikarnas Balıkçısı Ailesi” isimli yeni kitabımın imza gününde, beni yalnız bırakmayan okuyucularıma, bin şükran sunuyorum.
DEĞERLİ OKUYUCULARIMA TEŞEKKÜR
Doğal ki ülkemizin her köşesinden gelen ve sevinçle son kitabımı benden imzalı edinen okuyucularıma da sonsuz teşekkür etmeliyim.
Yakından tanıdığım, sevdiğim ve isimlerini tespit edebildiğim okuyucularımdan bir demeti size sunmak uzun sürer.
Vefalı bir meslektaşım olarak, yıllarca omuz omuza Yeni Asır gazetesinde çalıştığımız Sedat Pişirici kardeşim, İstanbul Kitap Fuarı’nda imza köşeme ilk gelen okuyucu oldu..
SEDAT PİŞİRİCİ
Yıllarca Yeni Asır ve SABAH gazetesi gurubunda omuz omuza çalıştığımız, tanınmış gazeteci ve iletişimci Sedat Pişirici imza günüme ilk gelen okuyucu idi. “Şakirpaşazade Halikarnas Balıkçısı Ailesi” kitabımı ona imzalarken, kitabımdaki Cevat Şakir’in “Bolşevikliği” üzerine olan bölümün, onun için önemli olacağını belirttim.
Sedat’ın gözleri parladı.. Çünkü yıllardan beri tanıdığım ve dürüst bir sosyalist olan Sedat’ın yakından tanıdığı bir çok sosyalist ünlü ismin, Cevat Şakir’in yakın arkadaşı olduğunu ve teyp çözümleri ile beraber aynen, kitabıma “Cevat Şakir, Bolşevik miydi?..” başlığı ile koymuştum. Sedat çok sevindi.
Yakında eski meslektaşlar olarak, Cumhuriyet gazetesi eski çalışanı Hakan Kara, Sedat Pişirici, Hakan Akarcalı, Ergun Gümrah, Beyoğlu Cumhuriyet Meyhanesi’nde buluşacağız. Herkese imzalı Halikarnas Balıkçısı kitabım benden..
HERKESE EYVALLAH
İsimlerini aklımda tutamadığım ve notlarıma katamadığım tüm okuyucularıma ve Kırmızı Kedi standındaki görevli genç kız öğrencilere ve yayınevinin temsilcisi çok uzun boylu sarışın, çok kibar genç arkadaşa da teşekkür ederim
Vefakar, gerçek sosyalist gazeteci Sedat Pişirici kardeşime sonsuz teşekkür ederim.
İşte gazetecilikte vefa budur..
İstanbul TÜYAP benim için böyle geldi geçti..
Eyvallah vesselam..